Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-0.64
BIST 1,191
%0.37
Dolar 7.97
%0.61
Euro 9.45
%0.25
Altın 487.20
REKLAM

13 defa okundu kategorisinde, 18 Tem 2019 - 20:23 tarihinde yayınlandı

HEM SAĞCILAR HEM SOLCULAR SİSTEMİN EFENDİLERİ TARAFINDAN KULLANILDI

Nurettin Dursun

12 Eylül öncesiydi. Gençliğimizin baharındaydık. Karşıki dağları devirecek kadar kendimizi güçlü, enerjik hissediyorduk. Komünistler kızıl bayrağı, şeriatçılar da şeriat bayrağını dalgalandırma amacındaydılar.

Bir gün üniversitede siyaset bilimi dersinde hocamız, bir hareket siyasal parti haline gelince sistemin emrine girer demişti. Bu ifade benim  gibi düşünen bir çok arkadaşın kafasında bir çatışma meydana getirmişti. Güya biz sistemi kökünden değiştirecektik. Hem ülkemizi hem dünyayı kafamızda şekillenen ideolojik ölçülere göre tanzim edecektik.

Hem komünistler hem karşıtları başlangıçta savundukları ideolojik ölçülere göre hayatlarını tanzim edemediler. Hem iki taraf sistemin has adamları tarafından uç noktalardan alındı ve sistemin merkezine taşındılar. Hepsi Atatürkçü oldular. Yani ne şeriatçı kaldı ne komünist.

Hocamızın anlattıklarının doğruluğunu yaşadığımız hayat tecrübeleri doğrulamış oldu. Şükürler olsun ki biz düşünce farklılığımızdan dolayı kimseyi düşman görmedik, kimseye saldırmadık, kimseyi öldürmedik. Ama ne yazık ki 12 Eylül öncesi sağcı ve solcu gruplar arasında meydana gelen çatışmalarda 5000 genç birbirlerini telef etmiştir.

12 Eylül öncesi gençlik grupları arasında devrim yobazlığı ve din yobazlığı tavan yapmıştı. Ne yazık ki gençlerimizi her iki kesimde yaşanan yobazlık, perişan etmişti.

Sonuç olarak ne yaparsanız yapın sisteme monte olacaksınız. O halde neden birbirimizi düşman görelim, birbirimize saldıralım ve öldürelim?

Müminler ancak kardeştir. Yaşasan müminlerin kardeşliği!

Selam ve hürmetlerimle…

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Nurettin DURSUN
Yorum Yaz