Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0.70
BIST 1,408
%0.18
Dolar 8.29
%0.29
Euro 10.00
%0.70
Altın 474.05
REKLAM

ADINA YAKIŞMAYAN KENT…

395 defa okundu kategorisinde, 11 Nis 2021 - 11:14 tarihinde yayınlandı
ADINA YAKIŞMAYAN KENT…

ADINA YAKIŞMAYAN KENT…

Eski bir şehire,
Yapılanları yerinde görüp, yazmam için
Belediye Başkanı tarafından davet edilmiştim…
Gittiğim o şehir,
Son 20 yıldır aşırı gelişerek çağdaş bir
Kent olarak, ortaya çıkmıştı…
Evet
Bu kent ismine yakışmayan Eskişehir’di ve ben
Eskişehir’i çok daha öncelerden gezmiş,
Tanımış ve biliyordum…
Adı gibi
Eski bir şehir olan burası, çok kötü bir durumdaydı…
Kentin tam ortasından geçen Porsuk Çayı,
Fare, Sıçan, porsuk ve diğer
Kemirgen hayvanların cirit attığı bir yerdi…
Ulaşım çözülmemiş,
Şehir bir türlü kalkınamamıştı…
Rant ve rüşvetin döndüğü belediye,
Çözüm değil, problem merkezi olarak duruyordu…
Şehir, çarpık yapılaşma ile
Eskişehir adını, fazlasıyla hak ediyordu…

İşte
Bu şehre giderken, daha önceleri görüp zihnime kazınan bunlar,
Şimdi burada, aklıma gelmişti…
Fakat
Bu şehri şimdi görünce,

“Aman Allah(cc)’ım” diye, seslice bağırmışım…

Sanki
Türkiye’den çıkıp Avrupa kentlerinden birine gelmiştim…
O, Porsuk Çayının kenarları
Bir deniz sahili gibi düzenlenip, halkın hizmetine sunulmuş…
Ulaşımı, Yılmaz Hoca çözmüş,
Kentin mimarisi çok güzel yapılarla süslenmişti…
Kentin her yeri yeşille donatılmış,
Çok güzel bir kent olmuştu…

Akşamüzeri
Ağırlandığım misafirhanede yorgun düşerek uyuyakalmıştım…
O kadar yorulmuştum ki,
Her gün gazeteye gönderdiğim yazımı bile,
Gazeteye gönderemeden uyuya kalmışım…
Gece yarısı dışarıdan gelen çok fazla, gürültüden dolayı uyanmış,
Kapım çalınınca, bir anda irkilmiştim…

Kendi kendime,
“Acaba, deprem mi oldu?” diye, düşündüm…

Kapıyı açtığımda büyük bir kalabalığın önümde,
Saygı ve tazimle eğildiklerini görmüştüm…
Vali, Belediye Başkanı ve
Eskişehir’in önde gelen yöneticileri, oradaydı…

“Ne oldu?” diye, söylememe bırakmadan,

“Efendim, tekrar eski duruma geri gelerek,
Padişahlık sistemine döndük…
Sizi, I. Sultan Rahman olarak, tahta çıkardık…
Emirlerinizi ve
Fermanınızı bekliyoruz” diye, söylemişlerdi…
Hemen tacımı giydirerek, beni bekleyen halkın huzuruna çıkmıştım…

“Sen çok yaşa
Sen çok yaşa,
Sen çok yaşa Padişahımız, I. Sultan Rahman” nidaları,
Ortalığı çınlatıyordu…

Payitaht Merkezi olarak Eskişehir’i seçerek,
Artık Türkiye’yi, buradan yönetecektim…
Ve
Artık Eskişehir’in adını
Güzelşehir olarak değiştirip
İlk isteğimi,
Orada beni bekleyenlere, duyurmuştum…
İkinci emrimi vererek,

“Tiz, sağ olup ta Trabzon’da görev yapan
Belediye başkanlarını bana getirin” diye, fermanımı duyurmuş oldum…

Ertesi gün
Yanıma getirilen Trabzon’un eski belediye başkanlarına
Olanca gücümle bağırarak, söylüyordum…

“Yıllarca yönettiğiniz Trabzon’un,
Nasıl içine ettiğinizi, buraları görünce anladınız mı?
Deniz kenarında olduğu halde bir kenti, denizden kopardınız…
Her tarafı yeşil ve mavi olduğu halde
Yeşil ve maviye hasret bıraktınız…
Ulaşımına, çarpık yapılaşmasına, çözüm bulamadınız…
Tarihini ve geleceğini yok ettiniz…
Burayı görünce bir kent nasıl değişir görebildiniz mi?”

“Tiz bunlara 100 kırbaç vurun” diye, bağırdım…

“Padişahımız Efendimiz, bizleri bağışlayın…
Biz ettik, siz etmeyin” yakarışlarını, duymadım bile…

Biraz sonra, bana haber gelmişti…
“Filan Başkan 30. kırbaçta gitti öbür tarafa,
Filan 61. kırbaçta gitti,
Filan ise 80’e, 90’a kadar dayandı…
Hepsi
Son kırbacı görmeden terki diyar etmişti…

Üçüncü fermanımı
“Onları, mahvettikleri Trabzon’a değil,
Porsuk Çayının kenarına, gömsünler” diye, söylemiştim…

“Rahman Bey,
Rahman Bey uyuyakaldınız herhalde
Porsuk Çayının kenarına gömsünler gibi
Bir şeyler sayıklıyordunuz…
Belki rüya görüyordunuz ama gerçekten de
Evet, Rahman Bey,
Porsuk çayının eski halini gömdük gitti…
Artık
Eskişehir, o eski şehir değil” diye, bana söylüyordu…

Bunu söyleyen,
Eskişehir Belediye Başkanı
Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen Hoca idi…
Meğer
Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Hoca,
Porsuk Çayını bana gezdirirken,
Yorgunluktan uyuyakalmış yine kâbus görüyordum…

Geceleri bıraktık,
Artık
Gündüzleri de, kâbus görmeye başladım…
Trabzon’da olsaydım
Cevat Hocaya okunur, biraz kendime gelirdim…

Acaba
Eskişehir’de
Nefesi kuvvetli bir hoca var mıdır?

Rahman AYHAN
Araştırmacı Yazar

 

 

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Rahman AYHAN
Yorum Yaz
1 Yorum
  • Avatar
    Osman Necip SevinçCevapla

    Rahman bey.Eski bld.bşk.dediniz.Sanki mevcut bugünkü bşk.Zorlu yu akladınız gibi.Bu gelmiş geçmişlerin en kötüsü.Kimseyi dinlemeyen tip.İhaleleri ise düşündürücü.Şehrin estetiğine bir katkısı yok şimdilik.İsraf sonsuz..

    Nis 14, 2021 11:57