Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-0.64
BIST 1,191
%0.37
Dolar 7.97
%0.61
Euro 9.45
%0.25
Altın 487.20
REKLAM

AKDENİZ VE ORTA DOĞU BİLMECESİ

254 defa okundu kategorisinde, 17 Eyl 2020 - 11:57 tarihinde yayınlandı
AKDENİZ VE ORTA DOĞU BİLMECESİ

AKDENİZ VE ORTA DOĞU BİLMECESİ

Devlet vardır, büyük devlettir; politikalarını belirler ve onları hayata geçirmek, stratejik hedeflerine varmak için taktik hedefler belirler ve hedefine varmak için siyasetlerini hayata geçirir. Bazen ileri hareket ederken; bazen de taktikler gereği geri çekilir. Bu davranışlar onların yenildiğini göstermez; ileri atılmaz için geri adım attığını gösterir. Aslında varacağı, varmak istediği hedef bellidir.
Devletler vardır kendini büyük devlet sanır. Lakin ileriye dönük stratejik hedefleri var görünse de yoktur. Günlük politikalar ile ülke ve millet hayatına yön verirler. Böylece rüzgar nereden eserse yönlerini o tarafa çevirir ve tavır alırlar. Bu devletlerin hali büyük denizlerde yolunu kaybetmiş rotasız ve kaptansız bir geminin hali gibidir. Hayallerindeki hedeflerini gerçekleştirecek taktik ve politikalar geliştiremez ve bir gün önce söylediklerini ertesi gün yalanlar.
Devlet adamlarımızın bölgemizde meydana gelen Arap Baharı’nı iyi okumaları, bu konuda akademisyen ve deneyimli bilim adamlarından ve mühendislerden faydalanmaları gerekirdi. Bölgedeki otoritesizlik kimin işine yaradı, kim zarar gördü halen yeteri kadar tespit edebilmiş değiliz. Bölgemizde “Dünya Beş’ten büyüktür.”Sözünün ne kadar geçersiz bir söz olduğu anlaşılmıştır. Hemen yanımızda, bölgemizde bahsi geçen beşten başka kim var. Beş ve Beş’in yandaşları… Avcılar ve artıkla beslenenler… Küçücük Suriye’de Rusya, Çin, ABD, Fransa, İngiltere ve onların parçaladıklarından geriye kalanları yiyenler.
Akdeniz’de bu devletlerin deniz ve hava kuvvetleri… Düşünelim bu küçücük toprak parçasında ne var ki bu kadar devlet güçlerini buraya yığmış? Göç eden insanlar için, göçmenler için 1 doları çok gören bu devletlerin hedefi nedir sizce?! Türkiye’nin harcadığı Milyar dolarlara karşılık batının kabul ettiği göçmen sayısı ve harcadığı para ne kadar?! Elbette hiç mesabesinde.
Bölge doğalgaz ve petrol denizi üzerinde yüzüyor. Kıbrıs ve Akdeniz’in her yerinde petrol ve doğalgaz yatakları var.Herkesin hedefinde bölgeye hakim olmak veya bölgede en azından söz sahibi olarak masanın bir tarafında bir sandalyenin sahibi olmak ve pastadan parça koparmak.Bu arada mağdur ve mazlumlara kim sahip olsun?! Tabi ki Türkiye! Türkiye masanın neresinde? Hiçbir yerinde!
Rusya, Süper güç olarak varlığını ispat etmek için bütün ekonomik yorgunluğuna rağmen bölgeye inmiş ve bölgede birlikte hareket ettiği bölgesel güçler(İran-Esat) ile birlikte sözüm ona gövde gösteriyor ve nümayiş yapıyor. Lakin Beş’in diğer üyelerine gözdağı vermek için bölgede oturmuş politikaları olmayan Türkiye üzerinden. Türkiye’ye hem gözdağı veriyor hem de diğerlerine gösteriş yapıyor. Gelecek tepkiyi ölçüyor. Emperyalistler tabir yerinde ise birbirlerinin çobanlarını dövüyorlar, kendileri kavga etmek yerine…
Hani Hoca Rahmetlinin fırkasında olduğu gibi; Hoca eşeğin kafasına sopa ile vurunca arkasından sözüm ona “zart” diye ses gelmiş.”Hoca biz nereye vurduk nereden ses geldi!”deyivermiş.Rusya ile uçak kavgası yaparken bakıyorsunuz Irak Başbakanı’ndan Musul’daki askerlerimiz için ses geliyor.”Ne alaka?!”diyorsunuz.Rusya’nın bölgede partneri İran’ın parmağı çıkıyor.Yani Rusya, Bağdat’tan ses vermiş.
Fıkradır anlatılır. Çocuk dedesine sormuş;”Dede sen ninemden evleneceğin zaman elektrik aldın mı?”Dedesi;”Oğlum bizim zamanımızda elektrik yoktu gaz vardı gaza geldik aldık.”demiş. Bizim devlet adamlarımızda devlet idaresinde, iç ve dış politikada üzerimizde hesabı olanların gazına gelmeyecekler. Kazanımlarımızı, ifade yerinde olursa sımsıkı tutacaklar. Günlük politikalar üretirken geçmişi ve gelecek hedeflerimizi de dikkate alarak hayata geçirecekler. Rüzgâr ne yandan eserse essin biz varacağımız hedefe odaklanacağız. Taktik hedeflerimizi stratejik hedefimize göre uygulayacağız.
Devletimizin değişmeyen stratejik hedefleri gelip geçen iktidarlar tarafından değiştirilemeyeceği gibi değişen hükümetler ve bakanlar eli ile hiç değiştirilmeyecek. Varsa aksayan yönlerini revize edeceğiz. ABD’nin, İngiltere’nin Ortadoğu politikası gibi. Rusya’nın Çar Deli Petro’dan bu yana yüzyıllardır değişmeyen“sıcak sulara inme politikası” gibi.”Çünkü kader azme âşıktır.”İradenizden ve azminizden taviz vermeyeceksiniz.
Elbette devletlerin hayatında gelgitler olacaktır. Elbette dost bildikleriniz olduğu gibi düşmanlarınız olacaktır ve sizi zayıflatmak ve yok etmek isteyeceklerdir. Elbette başka devlet ve milletlerin sizin üzerinizde emelleri olacaktır. Tıpkı sizinde olduğu gibi!
Musul-Kerkük bölgeleri bizim milli sınırlarımız içindedir ve o bölgeler hakkında kendimizi bağlayıcı beyanlarda bulunmaktan sakınmamız gerekir. Elbette biz milletlerin milli sınırlarına saygılıyız ama başkaları da bizim misakı milli sınırlarımıza saygı duymak zorundadır.
Milli ve gerçekçi politikaları hayata geçirmek devlet adamı olarak başımızda bizi idare edenlerin ve millet olarak bizim Kızılelma’mız olacaktır ve olmaya devam edecektir. Kızılelma’sı olmayan Türk milletinin yeri toprağın üstü değil altıdır. Bunu böylece bilmemiz gerekir.
“Zararın neresinden dönülse kârdır.” Bu nedenle yapılan yanlışlardan dönülerek, doğrularımıza hız vererek ve ilmi, ilim adamlarını rehber edinerek gücümüzü çok iyi bir şekilde değerlendirerek milli politikalar üretmeli ve hayata geçirmeliyiz.
Bizden söylemesi…

Mustafa Göktekin

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Mustafa GÖKTEKİN
Yorum Yaz