DOLAR 9,26200.91%
EURO 10,79210.69%
ALTIN 525,89-0,78
BITCOIN 5663050,26%
İstanbul
13°

PARÇALI BULUTLU

02:00

YATSI'YA KALAN SÜRE

ANKARA YOLCUSU…

ABONE OL
11 Ekim 2020 21:09
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ANKARA YOLCUSU…
Bizde
Yöneticilik,
Kısa yoldan zengin olma yolu
Veya
Akraba
Eş, dostlara
Devletin olanaklarını
Peşkeş çekme yolu olarak görülüyor…
Yönetici olduktan sonra
Yedi sülalesine
Yetecek bir imkânın
Üstüne konacak,.
Kendinde hak görebiliyor…
Halim selim biri
Yönetici olduktan sonra
Ukala,
Burnundan kıl aldırmayan,
Kendini
Diğer insanlardan
Daha üstün gören bir kişiliğe
Bürünebiliyor…

Telefonum
Acı acı çalmıştı…
Telefona bakınca,
0312 ile başlayan sabit telefon
Olduğunu gördüm…
Önemli olabileceğini
Düşünerek,
Telefonu açmıştım…
“Alo,
Buyurun” dedim…
“Burası
YÖK Başkanlığı
Sayın Genel Sekreterimiz
Sizinle
Görüşmek istiyor” diye söyledi…
“Allah(cc), Allah(cc),
YÖK
Genel Sekreteri
Beni,
Niçin arar?” derken,
Bir anda
Kafama dank etti…
Tabi yaaa,
Niçin düşünememiştim…
Bizim Rektörlüğün göremediğini,
Onlar görmüştü…
Beni,
Önemli makamlara
Atamak için arıyorlardı…
Bendeki cevheri fark ederek,
Genel sekreter,
Daire Başkanı,
Belki de,
28 ülkenin
Kültür ve
Geleneklerini inceleyip,
Tanıttığım için
Dış İşlerden Sorumlu
YÖK Başkanı Danışmanlığı
Makamına,
Layık göreceklerdi…
Acun Ilıcalının bulduğu
Yetenekler gibi
Başbakan lakaplı,
Trabzonspor’un eski futbolcularından
Lemi Çelik’in,
Afrika’da keşfettiği
Yetenekli futbolcular gibi,
YÖK’te beni keşfetmişti…
Yazmış olduğum 12 kitabımın
Üçü basılmıştı…
Raporlu olduğum
Bu süre içinde biri daha
Baskı aşamasına gelecek…
28 ülkenin
Geleneklerini,
Kültürlerini incelemiştim…
20 bin kitaplık,
Bir kütüphane açarak,
Okumak isteyenlerin hizmetine sundum…
Bütün
Görsel ve yazılı
Ulusal basın,
“Kütüphane” ve
Üniversitede yaptığım müzeyi
Haberleştirerek,
Türkiye ve
Uluslararası camiaya duyurmuştu…
Her gün
Yazdığımız makaleler ile
Türkiye’nin gündemine atıfta bulunduk…
60’ın üzerinde
Kurs belgem,
Birçok
Katılım belgesi,
Teşekkür belgesi ve
Plaketlerim vardı…
4 önemli konferans vererek
Bilgilerimi,
İlgililere ve
Öğrencilere aktarmıştım…
Aslında
29 yıldır
Hizmet ettiğim üniversiteme ve
Trabzon’a,
Hizmet etmek isterdim…
Ancak
Kendi yöneticilerimiz
Beni görmemiş,
Görmek istememişlerdi…
Zaten
Yeni seçilen KTÜ rektörü,
Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı’da
Ameliyat süresince
Bir kere bile beni aramadı…
Hâlbuki
Bu makamları
Hizmet etme yeri görseler,
Bizi
Aramaktan çekinmezlerdi…

Neyse
Hanım ve
Çocuklara hazırlık yapmalarını
Bundan sonra
Ankara’da yaşayacağımızı söyledim…
Aslında
Ankara beni boğuyor…
Ancak
Elden ne gelir,
Mecbur gideceğiz, diye düşündüm…
“Rahman Bey,”
“Hocam,
Beni arayıp,
Bulduğunuz için
Çok teşekkür ederim…
Sayın Başkanıma,
Hürmet ve
Saygılarımı iletin…
Bu yaştan sonra
Memleketimden kopmak
Çok zor olacak,
Ancak
Devletim,
Milletim için mecburum…
Amacım
Devletimizin ilelebet
Ayakta kalması,
Ezanların susmaması,
Ay yıldızlı bayrağın,
Gönderden,
İnmemesi, diye söyledim…
“Ne diyorsun,
Ulan hıyar!” diye bağırarak söyledi…

İşte
Yöneticilik böyle bir şey…
7 yıldır,
Şehir merkezinden
Kırsala taşınarak, orada yaşıyordum…
KTÜ’den
Herhangi bir yönetici
Hayırlı olsuna bile, gelmedi…
Fakat
Ankara’dan,
Kırsal bölgeye taşındığımı öğrenip,
Benden hıyar istiyorlardı…
Elbette Hıyar,
Marul, Lahana,
Ekip, biçiyordum…
Ancak
Bizim hıyarların zamanı geçti…
Mecburiyetten,
Değirmendere’de ki
Tanzim Satıştan
Uygun fiyata hıyar alıp,
Ankara’ya götüreceğim…
Hatta
Yanında ucuz yoldan,
Soğan,
Patateste alır götürürüm…

“Olsun Başkanım,
Alır götürürüm” dedim…
“Ne götüreceksin
Sen yazılarında,
Bizleri,
Rektörleri,
Akademisyenleri,
Ağır eleştiriyorsun…
Sana,
Haddini bildireceğim…
Sen bizle
Da..ak mı geçiyorsun?” diyerek,
Kapattı telefonu…
“Yaaaaaaa dur,
Beni,
Hangi kadroya atamıştınız?” diye bağırdım…
Ama
Beni duyan olmadı…

Şimdi ben
Nereye gideceğim…
Hangi bölüme atamam yapıldı,
Nereden bileceğim…
Çocuklarda
Hazırlanmış bekliyorlar…
Neyse
Ankara’ya bir gidelim de,
Anlarız…
“Bekle beni
Ankara,
Geliyorum sanaaaaaaa…”

“Çabuk söyle
Ankara’da kim var,
Niye
Gideceksin oraya?”
“Haaaaaa şey
Ne Ankara’sı şeydi o,
Şey işte
Kâbus görüyordum”
“ Ne kâbusu,
Geliyorum sana diye bağırıyordun…”
“Yok hayatım,
Rüya gördüm rüyaaaa”
“Ne rüyası
Geliyorum sana diyordun…”

Yine
Ucuz atlattık,
Hanımı
Razı etmek için tektaş yüzük gitti…
Ha bu
Cevat Hocadan
Başkasına mı okunsam acaba?
Nefesi
Daha tesirli
Olmuyor mu ne?

Rahman AYHAN
Araştırmacı Yazar

 

 

 

En az 10 karakter gerekli
Tüm Yorumlar (1)


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.