DOLAR 9,61531.08%
EURO 11,23671.02%
ALTIN 553,381,55
BITCOIN 581992-2,74%
İstanbul
18°

AÇIK

05:51

İMSAK'A KALAN SÜRE

Bilal SÜRGEÇ

Bilal SÜRGEÇ

23 Temmuz 2019 Salı

TARİH İBRET ALINDIĞINDA İLİM OLUYOR

0

BEĞENDİM

ABONE OL

TARİH İBRET ALINDIĞINDA İLİM OLUYOR

Bilal Sürgeç

Ruzi Nazar’ın anlattığına göre Afganistan’da Ruslara karşı verilen savaşta bütün mücahit guruplarını ABD ve Suud finanse etmektedir. En büyük yardım Hikmetyar’a gitmektedir. Bu yardımlar sonucunda 20 bin Arap savaşçı içinde el Kaide denilen örgüt de çıkacaktır.
Birara Hikmetyar Türkiye’de neredeyse okunması gereken biri olarak lanse edildi. Ruzi Nazar CİA’da çalıştırmak istediği Özbek kökenli 2 Sovyet eskeri savaşan Müslümanların tarafına geçer. Onlar Hikmetyarın elindedir. Hikmetyar onları Sovyet üniforması giydikleri için kafir oldu, deyip onlara köle muamelesi yapmaya başlar, hatta idamlarını bile düşünmektedir. Ruzi Nazar Hikmetyarla onları ABD’ye götürmek için görüşür Hikmetyar bu teklifi şiddetle red eder. Hikmetyar ayrıca derki Afganistan bir İslam devleti olacak isterse bunun için bir milyon insan ölsün hiç önemli değil.

porno indir

porno seyret

porno izle

Ruzi de Amerika’ya dönüp Hikmetyar’a yapılan yardımları kestirir. Yardımlar Pakistan aracılığıyla gitmektedir. Cia casusu Ruzi İslamabad’a gittiğinde onu havaalanında yüksek rütbeli generaller karşılamaktadır.
Yardımın kesilmesi üzerine Hikmetyar Amerikaya yalvarır İki Özbek asker CİA’de çalışmak için serbest bırakılır.

Hikmetyar aslında İslam ruhuna aykırı düşünen bir insandır. Bir Peştun milliyetçisidir. Yanına giden gazeteci yazar Selahattin Eş’e “Asırlardır Afganistan’ı Peştunlar yönetti bundan sonra’da yine Peştunlar yönetecek” diye naralar atmaktadır. Afganistan’ı bir bataklığa çevirmek isteyen Amerika bütün gücüyle kabilecileri kavimcileri bu ülkede biribirine düşürür İstikrarsız Afganistan’ı işğalinin planlarını yapar. Hikmetyar başbakan olmasına rağmen Afganistan’ın tek hakimi olmak için başkent Kabil’i yerlebir eder. Ona Kabil Kasabı denir. Yargılanması gerekirken 2017’de Amerika hakimiyeti altındaki BM Güvenlik konseyi onu suçlardan arındırır. Suçsuz ilan eder.
Gandhi Filmini izleyin Mahatma Gandhi İslam’ı çok iyi bilmektedir. Her türlü ayrımcılığa karşıdır.Eğer Pakistan’ın kurucusu Cinah İngilizlerin sözüne uymasaydı Bangaldeş Pakistan ve Hindistan’da bulunan Müslümanlarla Hindistan bugün dev Müslüman nüfusuyla Müslüman çoğunluğun elinde olacaktı. Tıpkı Gazneli Mahmut devrinden başlayan İslami asırlarca süren İslam hakimiyeti gibi.
Gandhi tek kurşun atmadan ülkesini bağımsızlığa kavuşturur. Gandhi Filimde gösteriliyor genel bir grevde İngiliz askerleri onlarca Hintliyi öldürür. Olay Hindistan’daki İngiliz yöneticisine rapor edilirken “Bin Hintli öldü, İngiliz İdareci sorar ölen kaç İngiliz var?cevap ibretliktir. malesef tek İngiliz’in burnu bile kanamadı” İngilizler kendilerinden biri ölmüş olsa Hindistan’ı kan okyanusuna çevirecekler. Bütün hileleri Gandhi’nin barışçı insancıl mücadelesiyle bozulur İngilizler Hindularla Müslümanları biribirilerine düşürür. Çatışma alanına giden Gandhi “siz birbirinizden ne istersiniz Tanrı’yı değişik adlarla anıyorsunuz diye neden birbirinizi öldürmek istiyorsunuz?” der. Cinnah’a “Gel Hindistan’ı bölme! istersen Hindistan’ın devlet başkanı sen ol, der. Cinnah “bana ait bir ülke olsun da isterse bir mendil kadar olsun” diye cevap verir. II Dünya savaşı başlayınca Gandhi’nin arkadaşları “tam sırası ayaklanıp İngilizleri atalım.” Gandhi “hayır”der, “Onlara savaş sonunda efendice güzel bir güle güle diyeceğiz” der.
Cevdet Sait O Suriye’de yaşadı. Türkiye olsa Profesör ünvanı taşırdı. Mükemmel bir eğitim almıştı. Ancak Baba Esat’ın yaptığı haltlara fetva vermediği için onun her türlü eğitim işinden uzak tuttular.. O da Golan tepelerinin eteklerinde bir köyde arıcılıkla geçimini sürdürüyordu. Şiddete karşıydı. Silahlanan Müslüman ülkeleri cahiliye devri insanlarının acınası haline benzetiyordu. “Silahlanın birbiriniz öldürün kazanan silah kartelleri olsun” diyordu. 27 Mayıs’tan sonra tüm provokasyon hareketlerine Türkiye insanının sessizliğini sükunetini takdir ediyordu. 28 Şubat’ta Refah Pasrtisi kapatılınca Erbakan Hocanın topluluğuna itidal çağrısı da onun takdirini kazanmıştı. “Amman çatışmalarda, savaşlardan uzak durun ülkeleriniz harp olur kazanan silah tüccarları olur” diye her zaman nasihat eder.

Devamını Oku

BİZ İÇ DÜŞMAN EDEBİYATIYLA UĞRAŞIRKEN BATININ KENDİ ÜLKELERİNDEKİ SİYASETİ

0

BEĞENDİM

ABONE OL

BİZ İÇ DÜŞMAN EDEBİYATIYLA UĞRAŞIRKEN BATININ KENDİ ÜLKELERİNDEKİ SİYASETİ

Türkiye’de bir tekerleme var iç ve dış düşmanlar. Batılı anllayışta ise İç düşman yoktur. Suç işlemiş vatandaşlar vardır. İçeride bir kitleyi iç düşman ilan edip yok edilmesi için hedef gösterirseniz çok sevdiğiniz ülkenizin bir iç savaşa düşmesine zemin hazırlamış olursunuz.

27 Mayıs’ta iç düşman Demokrat Partililer’di. 12 Mart’tan önce iç düşman sosyalistlerdi. 12 Eylül’den önce milliyetçilere göre en büyük düşman komünistlerdi, solculara göre ise faşistlerdi. 28 Şubat’ta ise bir kesime göre iç düşman İmam Hatiplerin başını çektiği mürtecilerdi. Şimdi ise iç düşman büyümesi gelişmesi için bizatihi devletin (sadece AK Parti demiyorum Özal’dan günümüze kadar Erbakan hariç bütün başbakanlar) Fetullah Gülen yapılanması destek vermiştir.) desteklediği bugün ezmeye çalıştığı Fetöcüler.

Bir devletin olmazsa olmaz kurumu istihbarattır. Eğer bir ülkede istihbarat yoksa o ülke devlet değildir. Olamaz da.

Bir ülke kendine güvenecek. Güven duymazsa ayakta kalamaz. Türkler büyük imparatorluklar kurmuştur.Ancak günümüz politikaları imparatorluk kurmuş atalarının fersah fersah fersah uzaktır.
İngiliz kraliçesi Avam Kamarasında yaptığı bir konu”şmada İngiltere’nin düşmanı yoktur. İngiltere’nin dostu da yoktur. Sadece İngiltere vardır” derken dünya hakimiyetine işaret ediyordu. Kabul edilse de edilmezse de İngilliz dili bugün dünyaya hakimdir.Dünyanın en ücra köşesine giden bir İngiliz zorlanmadan kendi dilini bilen birini birini bulabilir.
Biz ne yapıyoruz ha bire bu ülkeye aidiyeti zayıflamış ülkelerine küsmüş insan üretiyoruz.
1970’lerin başında sağ kesime göre en büyük düşman Deniz Gezmişl’ti. Halbuki, henüz 23 yaşındaydı her tarafı düşman olsaydı ne yazardı. Ancak o devirde Cumhuriyet döneminin en büyük kalkınmasını gerçekleştiren, 67 Arap İsrail Savaşında İncirlik Üssünü ABD’ye kullandırtmayan, yine 1970’te Kara Eylül diye tarihe geçen Ürdün kralı Hüseyin’in on bin Filistinliyi katlettiği olayda Ürdüne destek için Akdeniz’de dolaşan 6. Filoyu İskenderun limanına sokmaması, Haşhaş ekimini yasaklaması Türkiye’de sol gençler arasında ABD destekli eylemleri başlatmıştı. 12 Mart bu yüzden geldi. Hem de anti Amerikancı sloğanlar atan sol gençlerin eylemleri yüzünden Deniz Gezmiş’in sevgilisnin bir CİA ajanı olduğunu bendeniz değil Uğur Mumcu yazmıştı. Deniz Gezmiş’e silahları o sevgili temin ediyordu.

Bu ülke gerçeklere yoğunlaşmazsa sadece olanı halkına anlatmazsa aynı oyunlara tekrar tekrar düşer. Trump 2016’d seçim çalışması kampanyasında 15 Termmuz’a katılan CİA ajanlarının adlarını Twetter’daki hesabından yayınlamıştı. Amerikan tanker uçakları İncirlikten kalkıp Ankara’yı bombalayan darbecilere yakıt ikmali yapmıştı.
Neden üzerine giidilmedi?
Neden oaylarla hiç alakası olmayan darbecilerle hiç bir irtibatı tespit edilmeyen mahkemelerde beraat ederek suçsuzluğu belgelenen Türkiye vatandaşı insanımız KHK adıyla hala mağdur. Bu mağduriyetler bir gün bitecek. Peki bunun bu ülkeye ne faydası olacak? O insanların duygularının örselenmesinin itilip kakılmalarının rencide edilmelerinin darbeyle hiç alakası olmadıkları halde suçlu ilan edilmelerinin Türkiyeye hangi yararı sağlayacak?

Devamını Oku

15 TEMMUZ DARBE TEŞEBBÜSÜ PANELİ

0

BEĞENDİM

ABONE OL

15 TEMMUZ DARBE TEŞEBBÜSÜ PANELİ

15 Temmuz’la ilgili Türk Tarih Kurumu bir toplantı yaptı.Gözden rahatsızlığım olduğum için gidemedim. Umarım bildiriler yayınlanır.
Bir olayın tarihçilerin konusu olabilmesi için üzerinden en azından 50 yıl geçmesi gerekir. Elli yıl sonra Tarih mahkemesinin verdiği karar o kadar aşikardır ki itiraz eden bile olamaz. 50 yıldan önce tarihe mal olmuş bir hadiseyi araştırma ise gazetecilerin, araştırmacıların, istihbaratçıların görevidir.

Fotodaki resim Prof Neşet Çağatay’a aittir. Kendisi ilahiyat profesörüydü ve TTK’nın da üyelerindendi. Isparta’lıydı. 1969 yılında Ali Babacan’ın halası Hatice Babacan’ı başörtülü olduğu için İlahiyat Fakültesinden kovmuş, Türkiye gündemine başörtüsü meselesini böylece sokmuştu. 28 Şubatı Siyaset Meydanı isimli bir TV proğramında savunurken karşısındaki Kuran Kursu hocasının “hayatında bir kez olsun alnın secdeye değdi mi” sorusunu ilahiyat hocası olmasına rağmen evet cevabını verememişti.
.
Başörtüsü bu ülkeye tam 50 sene enerji kaybettirdi. Başörtü karşıtları resmen ülkelerine zulüm ettiler. Başörtüden mağdur olup sonra bundan makam mevki sahibi olarak nemalananlar ise anlaşıldı ki dertleri başörtüsü, hak hukuk, adalet değilmiş. Misal başörtü probleminin sembollerinden Merve Kavakçı’nın kızkardeşi milletvekili Ravza Kavakçı’nın yanına giden KHK’lılar kendilerine yapılan haksızlıktan adaletsizlikten şikayet ettiklerinde “amaaan Dünyada adalet var mı ki size de olsun!” diye lakayt umursamaz, insafsız bir cevap vermişti. Leyla Şahin ise “bu ülkede hukuksuzluğa ait tek misal gösteremezsiniz” demişti.

Biz gelelim Neşet Çağtay’a 1960 yılında 27 Mayıs’tan sonra Türk Tarih Kongresi yapılır. Çıkar kongrede şunu söyler ” 27 Mayıs dünya çapında bir devrimdir. O Büyük Fransız İhtilaliyle birlikte anılacaktır.” darbecilere daha bir sürü yağlamalar yapmıştı…
27 Mayıs’tan sonra bu darbe hakkında objektif konuşmak bile yasaktı. Demokrat Partililer adlarıyla anılmaz onlara “düşükler” denirdi. Yıllar sonra Celal Bayar tahliye olunca evi, kandırılmış kalabalıklar tarafından taşlanmıştı.

27 Mayıs darbecileri bir gecede 5 bin subayı Ordudan tasfiye etmişlerdi.
Bir kaç üniversite vardı oradan da147 öğretim üyesini meslekten ihraç etmişlerdi. Bunlar dünya çapında bilim insanlarıydı. Bunlardan biri Prof Fuat Sezgin’di. Türkiye’nin başbakanı Adnan Menderes ve iki bakan arkadaşı eften püften gerekçelerle idam edilmişti. Ama 27 Mayıs Bayram olarak 20 sene kutlandı. Kutsandı.

Bilal SÜRGEÇ

Devamını Oku

PEKİ AHMET BEY O MAHŞER GÜNÜNDE BU KONUDA SİZE HESAP SORULMAYACAK MI?

0

BEĞENDİM

ABONE OL

PEKİ AHMET BEY O MAHŞER GÜNÜNDE BU KONUDA SİZE HESAP SORULMAYACAK MI?

Bilal SÜRGEÇ

Yine çok sevdiği abi rollerini takınmış üst perdeden konuşuyor.
Bu yazıyı yazıyorum diye sorarlar “siz o günlerde neredeydiniz” diye; cevap vereyim; bendeniz o günlerde F. Gülen yapılanmasının dershane piyasasında rakibiydim.

FG yapılanması devlete sırtını dayayıp kendi dershanelerine rakip olduğumuz için batalım diye ssk müfetişlerinin yazdığı en ağır SSK cezalarını ödemekle meşğuldük.

Ama bütün bunlar askerlikle istihbaratla emniyetle hakimlik savcılıkla hiç alakası olmayan garip gurabanın 36 aydır ekmeğinden suyundan edilmesini, oh olsun dememizi gerektirir mi? O zaman Müslümanlığımız ,insanlığımız nerede kalır!
25 Aralık’a kadar o yapının Bugün gazetesinde ve TV’sinde miteli sermiş Ahmet Taşgetiren suçsuz olacak, orada yazıyor konuşuyor diye Taşgetiren’i Gülerce’yi sevenlerden bazıları o yapıya kendilerini kaptıracaklar bugün onlar suçlu olacak Hüseyin Gülerceler, Taşgetirenler suçsuz olacak, şimdi bu konuda konuşacaklar.

Asıl siz hesap gününe kendinizi hazırlayınız! o yapıya sürükleyip de hayatlarını karartığınız yüzbinlerin hesabını Allah’a vereceksiniz.
Ergenekon davalarında neye itiraz ettiniz?. Baykal’ın kaseti yayınladığında Baykal’a istifa yolunu göstermek için “genelbaşkanlıkta duramaz. Kasette görünen CHP’li vekil o hanımla yanyana fotosu çıksa skandal hemen akla gelir” diye yazmadınız mı?
Abant’ın yolunu bilmeyenler hapiste olacak, asla bir cemaate vazife olmayan Türkiye’nin temel yapısını tartışan o Abant konsülünde en çok konuşanlardan biri olacaksınız ancak size hiç bir şey olmayacak! Böyle adalet mi olur?

https://www.karar.com/yazarlar/ahmet-tasgetiren/ruz-i-mahserde-15-temmuzun-hesabi-10732

Devamını Oku

BU KAFAYLA; VALLAH TANRI BİZİ KORUMAZ BİLLAH KORUMAZ

0

BEĞENDİM

ABONE OL

BU KAFAYLA; VALLAH TANRI BİZİ KORUMAZ BİLLAH KORUMAZ
Bilal SÜRGEÇ 

MHP’nin bir miting videosu. Devlet Bahçeli en lüks gavur arabasına binmiş yandaşlarıyla konuşacağı alana geliyor onu ellerinde bayrağımızı Tarihte kurulu Türk devletlerinin bayraklarını taşıyan gençler karşılıyor.Ve anons arabasından Şahlanış Marşı
Tanrı Bizi koruyacak Bozkurtum

Bir narada dokuz tümen bozanın
Bir narada dokuz tümen bozanın
Tuğ kaldırıp yürüyecek Bozkurt’um
Tanrı Türk’ü koruyacak Bozkurt’um

Yahu şu manzara bu ülkede milliyetçi anlayışın ne kadar zavalı, ne kadar gülünç halde olduğunu gösterir. Lider bizi parçalamak yok etmek dilim dilim etmek isteyen emperyalistlerin arabalarında kurum kurum kurulmuş halkı hava atarak bozkurt başı yaparak selamlıyor, bilgiden mahrum milliyetçi gençler ise müziğin içi boş, alt yapısı olmayan tarihi hakikatlere ters, yaşanmış gerçeği olmayan marşla coşturuluyor.
Beyler!
Bir ülkenin sembolü sadece bayrağı değildir. O ülkenin ürettiği her marka o ülkenin sembolüdür. Bayrak layık olduğu yere asılır Mercedes, BMW, Nissan, Ford araçlarının üstüne bayrak asmak ayıptır. Onları sen mi üretiyorsun ki oraya asıyorsun! Orada Türkleri sembolize eden sadece atlar var. Atlarla lider karşılaması yapılıyor Büyük cihangirler çıkaran Ortaasya bir avuç Rus istilacı tarafından baştan başa işğal edilirken o atlar hiç bir işe yaramadı; çünkü Rus’un elinde Türklerde olmayan teknik, en gelişmiş silahlar vardı.
Milliyetçilik boş övüntü değil, bazen üretmemenin ayıbını utancını yaşamaktır. O milletin sırtından kazanılan arabalara binmekten ar etmektir.
Tanrı Bizi kouryacak bozkurtum
Tanrı senin bekçin mi? neden seni korusun. Tanrı sana akıl vermiş fikir vermiş can vermiş ruh vermiş Aklını çalıştır demiş, yoksa pislik içerisinde yaşarsın diye uyarmış.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.