DOLAR 9,61531.08%
EURO 11,23671.02%
ALTIN 553,381,55
BITCOIN 579930-3,43%
İstanbul
18°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Hikmet SOFU

Hikmet SOFU

07 Eylül 2020 Pazartesi

DEVLET KURUMLARI TÜRK MİLLETİ’NİNDİR

0

BEĞENDİM

ABONE OL

DEVLET KURUMLARI TÜRK MİLLETİ’NİNDİR
PARTİ, TARİKAT, CEMAAT VE ÇIKAR GRUPLARININ DEĞİL!..
HİKMET SOFU

DEVLETİ NE ZAMAN İŞGALDEN TEMİZLEYECEĞİZ VE İŞGAL YERİ OLMAKTAN KURTARACAĞIZ?
Osmanlı Türk Cihan Devleti’nin yükselme döneminden bu yana devletimize musallat olmuş bir hastalıklı yapıdan bahsediyoruz…
Devlet, milleti meydana getiren teşkilatlanmış küçük grupların hedefinde olmuş hep. Bunlar kendilerinden başkasına hak vermemişler devlette…
Yurt içinden veya genellikle de yurt dışından görünmez gizli bir elle yönetilen bu küçük klikler devleti ele geçirip kendi topluluklarının menfaatleri adına (aslında kendilerinin de bilmedikleri hatta farkında bile olmadıkları dış güçler adına) ülkeyi yönetmek istemişler.
Düşünebiliyor musunuz? Bir topluluk çıkacak, o kadar samimi-ihlaslı (!?) olacaklar ki devlet dairelerinde namaz vakti girince kendileri farkedilmesin diye namazı gözle kılacaklar (samimiyete bakar mısınız, namaz vaktini geçirmeye, kazaya bırakıp evde kılmaya tahammülü bile olamayacak kadar samimi Müslüman(!?)) Ama bu kendinden ve içinde bulunduğu cemaatin kime hizmet ettiğinden habersiz bu zavallı Müslüman’ın(!?) tepesindeki birkaç yöneticisi ve baş yöneticisi Papalık tarafından adı açıklanmayan gizli bir kadinal(*) misyoner! Ve bu dini-CİAi lider ABD’de devlet himayesinde!..

MİLLET NELER ÇEKTİ NELER? TÜRK’ÜM, MÜSLÜMAN’IM DEMEYE KORKTU!..
Millet, sadece yukarıda bahsettiğimiz cemaatin devleti işgalinden mi çekti?
Ne gezer!
Dedik ya Osmanlı Türk Cihan Devleti’nin yükselme devrinden beri devleti ahtapotlar sarmış. Devleti, Türk Milleti’nden almış yönetiyorlar ancak Türk Milleti’nin haberi yok!..
İttihat Terakki mi dersiniz, Şeflik dönemi CHP mi dersiniz, DP mi dersiniz, bazen bir veya birkaç tarikat, bazen bir parti vb. devleti (orduyu, adaleti, milli eğitimi, diyaneti, sağlığı, …) işgal etmiş dedikleri dedik çaldıkları zilli düdük olmuş…
Osmanlı döneminde Bursa’da Türk “Türk’üm!” demeye korkuyor…
Demokrat Parti (DP) döneminde “MP’ye rey verdiler!” diye il Kırşehir cezalandırılıp ilçe yapılıyor!..
İnegöl’de AP’ye rey verdi diye CHP’liler o vatandaşın sırtına binmek istiyor…
İktidar partisinden değil diye belediyenin yetkilerini elinden al, ödeneğini kes!..
Daha neler neler, ne zulümler yaptırmış kör partizanlık…
Bir tarikata, bir cemaate, bir kliğe ver olmadı değiştir!
Devlet yap boz değil ki! Devlet Türk Milleti’nin kurumudur, malıdır!..
Ve devlet denilen adam gibi devlette hiç kimse milletin malını (devlet imkanlarını) (koltuğunu-makamını korumak için) hiç kimseye rüşvet olarak veremez, yolsuzluk yapamaz; hiç kimse de hakketmediği bir kör kuruşu dahi alamaz!..
Ya şu sakalından sarığından utanmaz devleti ele geçirme peşinde olan Uşşaki Tarikatı’nın lideri nefsinin uşağı Fatih Nurullah’a yaptığı rezaletin cevabını kim verecek? Sakalının her bir telini teker teker kim yolacak?

EMET’TE VATANDAŞ AKP’YE ÜYE DEĞİL DİYE İŞTEN ATILIYOR!
Şimdi de devleti AKP işgal etmiş (daha doğrusu AKP adına çıkar grupları, AKP’nin haberi yok), “onlar devleti götürdü biraz da biz götürelim” mantığıyla devleti (orduyu, adaleti, milli eğitimi, diyaneti, sağlığı, …) götürüyorlar…
Kütahya Emet’te bir vatandaş kamuda (Eti Bor’da) kendine iş bulmuş. Bir hafta çalışmış. Fakat o da ne?
Sormuşlar “Sen AKP’li misin, AKP’ye üye misin?”
“Hayır!..”
Hemen işten atmışlar!..

AKP, ŞEFLİK DÖNEMİ CHP’Yİ GEÇMEK ÜZERE!..
Rektörler, dekanlar, genel müdürler, müdürler AKP’li olmak zorunda…
İsterse işi hiç bilmesin!..
Haydi her şey tamam da bir adam hiçbir doğru dürüst eser vermemişken veya ihtisas sahası değilken nasıl rektör olur?
İki günlük prof. olur sonra da rektör makamına kurulur?
Rektör olmayı nasıl kendine yakıştırır? Rektörlüğü kabul eder?
İstifa diye erdemli bir pasif direniş hakkı da mı aklına gelmez!..
BU KADAR DA PARTİZANLIK OLMAZ!..
REKTÖRLERİMİZDE İLİM, EHLİYET, LİYAKAT, HAK, HUKUK, ADALET, TARAFSIZLIK, ERDEM ARAMAYACAKSAK KİMDE ARAYACAĞIZ?

UNUTMAYALIM, DEVLET AKP’NİN VEYA HERHANGİ BİR KLİĞİN DEĞİL BÜYÜK TÜRK MİLLETİ’NİNDİR!
BÜYÜK TÜRK MİLLETİ YÖNETİCİLERİNİ UYAR, ADİL OLMAYA DAVET ET. DEVLETİNE SAHİP ÇIK!..

YAZIYA BİR NOT İLAVESİ: DEVLETİ YÖNETMEK İÇİN BÜYÜK TÜRK MİLLETİ’NİN GÖREV VERDİĞİ MEŞRU KADROLAR,
DEVLETİ KENDİ ARZU VE İSTEKLERİNE GÖRE DEĞİL, LAYÜSEL DEĞİL;
BÜYÜK TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN İRADİ OLARAK ONAYLANMIŞ ANAYASAYA TABİ KALARAK VE TBMM TARAFINDAN DENETLENİP-GÖZETLENEREK MEŞRUİYET İÇİNDE, DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİ KURALLARINA GÖRE YÖNETMELİDİRLER!..


(*) Gizli kardinal (in pecture). İn pecture, Latince “Kilisenin bağrına bastığı gizli evladı” anlamına geliyor.
Gizli kardinal, 100 yıl sonra, Papa 2. John Paul’ün 21 Şubat 1998 yılında yeniden diriltiği atamalarda ‘Papalık Hakkı’nı uygulaması hadisesi. Vatikan Papalık din devleti terminolojisinde ‘in pectore’ diye bilinen bu uygulamaya göre Papa 2. John Paul, 20 Kardinale ek olarak ikide ‘in pecture’ yani gizli kardinal atamıştı. Söz konusu sözcük Latince ”Kilisenin bağrına bastığı gizli evladı” anlamına gelmektedir.
Diğer bir anlatımla ‘in pecture’ ile yıllardır Vatikanın ‘gizli’ hizmetinde çalışan ve / fakat KENDİ ÜLKESİNDE KİMLİĞİNİ GİZLEYEN BAŞKA DİNE MENSUP iki kişi şu anda Vatikan’da kardinal yapılmış bulunuyorlar.
Bu gizli kardinallerden birisinin Çin’de birisinin de İslam dünyasında olduğu tahmin ediliyor. Ve bu iki gizli kardinali Papa dahil sadece 7 kişi biliyor.
(Aytunç Altındal, Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri, s. 115-116-117)

Devamını Oku

BÜYÜK İSTANBUL DEPREMİNE HAZIR MIYIZ?

0

BEĞENDİM

ABONE OL

‘KÜÇÜK KIYAMET’ HER AN YİNELENEBİLİR, ALLAH KORUSUN!..
HİKMET SOFU

PALU-BİNGÖL VE SİVRİCE – MALATYA – ADIYAMAN -KAHRAMANMARAŞ ARASINA DİKKAT!..
Deprem uzmanı ve Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, daha 3,5 ay önce 6 Ekim 2019’a bir televizyon programında Elazığ ve çevresinde bir depremin yaklaştığını şöyle vurgulamıştı:
“Doğu Anadolu fayına bir uyarı yapmak istiyorum. Bu fay uzun zamandır suskun. … Aşağı yukarı bin 500 yıllarından beri deprem olmadı. Büyük depremler olmuş. O bölgeler için ciddi risk söz konusu. Elazığ–Bingöl arası.”
Görür, bundan sonra depremin nerede olacağı konusunda şimdiden uyarıyor, “Bu depremden sonra özellikle Palu ve Bingöl arasına ve Sivrice – Malatya – Adıyaman yöresine artık dikkatli bakmak lazım…”

TÜM MARMARA VE TÜRKİYE’Yİ VURACAK BÜYÜK İSTANBUL DEPREMİNE HAZIR MIYIZ?
Naci Görür şu soruyu soruyor: “Elazığ’da bir zamanlar Elazığ’ın depremselliği ile ilgili konferanslar verdim, uyarılar yaptım, Elazığ ve köylerini depreme hazırlayın dedim. … Ama maalesef pek bir şey yapılmadı. Tıpkı İstanbul’da olduğu gibi. … Prof. Namık Çağatay ve İTÜ’deki arkadaşlarla birlikte Bingöl, Elazığ, Malatya, Maraş valilik ve belediye başkanlıklarını ve bu kentlerdeki üniversiteleri bir araya getirdim. Harita Genel Komutanlığını da işe katarak proje hazırladım. TÜBİTAK, DPT gibi birçok yere başvurduk reddedildi. Halbuki her fay kuşağında depremin ergeç geleceği biliniyor. Neden daha ortada deprem yokken oralar ele alınmıyor? Bileniniz var mı?”

İLİM UYARIYOR: BÜYÜK İSTANBUL DEPREMİ YAKIN! DEPREMİN ALTINDA KALMA!..
Bilimsel veriler ve ilim adamları uyarıyor:
Kuzey Anadolu Fayı 99 depreminde Gölcük ve Düzce’de kırıldı. Şimdi sıra Orta Marmara’da…
İstanbul/ Adalar-Silivri arasında veya Silivri-Tekirdağ arasında güçlü bir deprem her an olabilir! Hazır mıyız? Devlet hazır mı? İktidar hazır mı? Kamu kurumları hazır mı? Vatandaş hazır mı? Evlerimiz hazır mı? Yoksa depremin altında mı kalacağız?
10 Eylül 1509’da İstanbul’u yerle bir eden 7,2 – 7,5 gücündeki Küçük Kıyamet’in (Kıyamet-i Suğra) tekrarlanmaması için tedbir zamanı…
Unutma!..
17 Ağustos 1999’te 7,4 büyüklüğündeki 45 saniye süren Gölcük depreminde 18 bin insanımızı kaybettik…
12 Kasım 1999’da 7,2 büyüklüğündeki 30 saniye süren Düzce depreminde 845 vatandaşımız canından oldu…
Bugün İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ, Yalova ve Bursa’da on binlerce binanın 99 depremi ve sonrası oluşan sarsıntılarda yorulduğu, 7 ve üzeri büyüklüğünde bir depreme dayanamayacağı iddia ediliyor.
AFAD’a göre Kocaeli’nde (İzmit) 1.500 net orta hasarlı bina bulunuyor ve bu binalarda binlerce yurttaşımız yaşamını sürdürüyor.

İŞ İŞTEN GEÇTİKTEN SONRA ‘BİZ BUNA MÜSTEHAKIZ’ DEMEK ÇOK GEÇ!..
24 Ocak 2019, 6,8’lik Sivrice Depremine yakalanmış bir vatandaşımızın pişmanlığı şöyle yansıyor medyaya:
“Ama biz buna müstahakız. Oturduğumuz evlere bak. Baksanıza şu oturduğumuz evlere herkesin de parası var. Şahsen benim param var. Para çok toplayacağız ya, öbür dünyaya götüreceğiz ya işte böyle oldu…”

Haber : Hikmet SOFU

Bayrak Yayıncılık

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.