Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-3.88
BIST 1,144
%0.09
Dolar 8.09
%0.17
Euro 9.57
%0.36
Altın 496.20
REKLAM

CORONA SAVAŞI

48 defa okundu kategorisinde, 03 Nis 2020 - 19:08 tarihinde yayınlandı

CORONA SAVAŞI

H.Ali Özdemir

​Bütün dünyada savaş var.
Bu savaşın tarafları belli.
Bir tarafta insanlar var, diğer tarafta Corona virüsü (Covit-19)…

İnsanlar geliştirdikleri savaş teknolojisi sayesinde, bombaları, füzeleri, tankları, nükleer silahları ve büyük bir tahrip gücüne sahip daha birçok modern silahları var. Corona’nın ise hiçbir silahı yok. Ama öldürüyor. Hiçbir sınır tanımıyor. Hiçbir kimlik ayırmadan, genç yaşlı demeden, Çin, Rus, Amerikan, İtalyan, Türk demeden herkesi öldürüyor. Hiçbir din ayırımı gözetmiyor. Hıristiyan, Yahudi, Müslüman, dinsiz ayırımı gözetmeden herkesi öldürüyor.

İnsanlar, bu neidüğü belirsiz, gözle görülmeyen, elle tutulmayan, saldırgan varlıktan korkuyorlar. Herkes evine kapandı, saklanıyor. Sokaklar, caddeler, meydanlar, AVM’ler, pazarlar, boşaldı. Şehirler ölüm sessizliği içinde, insanlar corona ne zaman bize gelecek diye bekliyor.

Denmiştir ki, “korku dağları bekler.”
​İnsanlığın içine yuvarlandığı bu savaş ile, ülkelerin düzeni bozuldu. Sanayi ve üretim tökezledi. Ekonomik müesseseler alt üst oldu. Panikleyen insanlar açlık, kıtlık ve yokluk korkusu ile sağa sola savrulmaya başladılar. Sosyal hayat sıfırlandı. İnsanlar çil yavrusu gibi dağıldılar. Siyasi iktidar sahipleri de bir taraftan kendilerini korumak, diğer taraftan iktidarlarını korumak için çabalamaktadırlar. Böyle bir olay nedeni ile iktidarlar paniklemeden, halkın nazarında en iyi puanla bu belayı savmak için kılı kırk yarma yolundalar.

Evlerine kapanan insanlar ne yapıyor? Kimileri Corona üzerine türküler, besteler yapıyorlar. Kimileri ellerini açıp dualarla beladan korunmaya, beddualarla Coronadan kurtulmaya çalıştılar.

Hiçbir olay kendiliğinden meydana gelmez. Fizik kanunudur. İnsanlara musallat olan bu Corona virüsünün nereden geldiği belli ama kimin gönderdiği belli değil. İnsanları yok etmek için Coronalar toplanıp karar almış değiller. Ölüm tehlikesi taşıyan bu virüsü birilerinin üreterek dünyaya salıverdiği ortadadır. Bu saldırı kimin işine yarar. Elbette ki hemen aklınıza gelen ülkeleri yok etmek, vatan ve milletin bölünüp parçalanmasını isteyen terör örgütlerinin işine yarar. Ne yazık ki, bu katliamda zalimlerle beraber masumlar da helak olmaktadır.

Corona ile mücadelede asıl hedef virüsün kendisi yanında, onu insanlara musallat edenler olması gerekir. Asıl suçlular ortada yok. Bu virüsü imal edip gönderenler şimdi seyrediyorlar. Atmış bacak bacak üstüne kahvesini yudumluyor, sigarasını tüttürüp, milletin haline kıs kıs gülüyorlar. Ölen insanları gördükçe sevinçlerinden yerinde duramıyorlardır. İnsanlardan intikam alan Corona olamaz. Bu işin aslı, Coronayı meydanlara salıverenlerin intikamı.

Corona Virüsü ilim adamlarının incelemelerine göre organları teşekkül etmiş bir canlı varlık değildir. Virüs bir bakteriden 1000 katı daha küçüktür. Virüslerin yapısı çok basit tek iplikli RNA dan oluşan genetik kodlara sahip yaratıktır. Virüsün RNA sı, hücre zarı görevini içeren ve virüsün içini dış ortamdan ayıran bir protein kılıfının içinde yer almaktadır. Corona virüsü akciğerde çoğalmaktadır. Teneffüs yolu ile akciğere ulaşan virüs tek iplikli RNA kodunu diğer hücrelere enjekte ederek kendini kopyalayan basit bir protein kılıfı olarak, üreyerek, hayatını devam ettirir. Çoğalmak için yüksek enerjiye, büyük besin kaynaklarına ihtiyacı yoktur. Genetik yapıları ile hızlı bir şekilde mutasyona uğrayıp, çoğalmaktadırlar. Bulundukları organın bütün hücrelerini kısa zamanda işgal ederek organı çalışamaz hale getirmektedirler. Böylece akciğer görev yapamadığı için insan hayatı bitme aşamasına gelmektedir. Hastaların, solunum cihazı takılarak, vücudun ihtiyacı olan oksijen takviyesini sağlamak suretiyle güçlendirilip hayatta kalması için uğraşılmaktadır.

Bu savaşa günümüzde Hibrit Savaşı deniyor. Hibrit Savaşın özelliği “insanların bir savaş içinde oldukları duygusundan uzak olmaları” dır. Virüs bir savaş silahına dönüşmüştür. Bir kalabalığın içine patlamaya hazır canlı bomba göndermeye benzer. Canlı bomba kendini ateşlediği zaman çevresinde bulunan canlı ve cansız ne varsa tahrip eder ve kendisi de ölür. Corana da yerleştiği insanın organında adeta canlı bomba gibi bulunduğu canlı ortamı tahrip etmekte ve insanı öldürmektedir. Kendi varlığını da, ölen vücutta bir daha devam ettirememektedir. Bu yönü ile tasarlanan virüs sinsi bir savaş silahı olmuştur.

Hibrit savaşın hedefi nedir?

Toplumda kaos oluşturup, hayatı çekilmez hale getirmek. Ülke yönetiminde bulunan iktidarları sarsarak zayıflatmak, bunalıma sürüklemek temel hedeftir. Bu gayri nizami savaş usulü uluslar arası mevzuatta suç sayılamaktadır. Biyolojik silahlar bütün insanlığı tehdit ettiğinden bu silahı kullananlar suç işlemişlerdir ve yargılanmaları gerekir. Corona virüsünü kim bulup kullandı ise Birleşmiş Milletler teşkilatının bulup ortaya çıkarması ve yargılaması gerekir. Bu işi bir devlet yapmışsa uluslar arası suç işlemiştir ve savaş sebebidir. Birleşmiş milletler teşkilatının olaylar karşısında gıkı çıkmıyor.

Durum gösteriyor ki; herkes işin ciddiyetini kavramalıdır. “Bana bir şey olmaz” deyip ulu orta hareket etmemelidir. Gerekli tedbirleri alarak tehlikenin geçmesini beklemek gerekir. Ülkenin ve milletin bekası için çalışmalı ve çalışanlara yardımcı olunmalıdır.
03.04.2020

venüsbet giriş

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Hacı Ali ÖZDEMİR
Yorum Yaz