Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-0.31
BIST 1,195
%0.37
Dolar 7.97
%0.53
Euro 9.44
%0.67
Altın 489.27
REKLAM

CUMHURİYET GAZETESİ MUHABİRİNİN ÇİN İZLENİMİ HAKKINDA DEĞERLENDİRMELER

16 defa okundu kategorisinde, 14 Tem 2019 - 14:45 tarihinde yayınlandı

CUMHURİYET GAZETESİ MUHABİRİNİN ÇİN İZLENİMİ HAKKINDA DEĞERLENDİRMELER

İsmail Cengiz
Sürgündeki Doğu Türkistan Türk Cumhuriyeti Başbakanı

Cumhuriyet Gazetesi muhabirlerinden sevgili Mine Esen hanım, sanırım Çin Hükümeti’nin rutin davetlisi olarak ziyaret ettiği bir hafta süren Çin gezisi sonrasında 27 Mayıs ve 5-6 Haziran 2019’da yayınladığı notlarında; “Asya’nın devi, ABD’ye kafa tutan, yükselen güç” gibi yorumların odağındaki Çin’in küresel mücadelesinde, tarihi İpek Yolu’nu canlandırma hedefli, dev “Kuşak, Yol İnisiyatifi”nin önemli bir kart olduğunu…” belirterek Çin’in yıllar boyu sessiz ilerleyişini artık dünyaya ilan etmek istediğini söylüyor.

Çin’in başkenti Pekin’de Dışişleri Bakanlığı’nda Türkiye ile ilişkilerden de sorumlu, Batı Asya ve Kuzey Afrika Bölümü Müdür Yardımcısı Qian Minjian’le bir araya gelen Mine hanım, Ankara-Pekin hattındaki ilişkilerin seyrini soruyor. “Taraflar arasında ekonomik ve siyasi işbirliği adımlarının gelişmekte olduğunu” söyleyen Qian, ancak daha yapılacak çok iş var olduğunu belirterek; “…daha çok iletişim kurulması ve temel hassasiyetlerimize daha çok ilgi ve saygı göstermeliyiz” diye de ekliyor.

İki tarafın da çok taraflılık ilkesini ısrarlı şekilde izlemesi ve aynı zamanda gelişmekte olan ülkelerin ortak çıkarlarını koruması gerektiğine vurgu yapılıyor. Ekonomi ve ticaret alanında iki tarafın da Kuşak-Yol İnisiyatifi’yle orta yol bulmaya çaba sarf ettiğine değinen Başkonsolos Qian, Çinli firmaların son dönemde Türkiye’deki projelere katılımına işaret ediyor. Bu çerçevede Ankara-İstanbul hızlı tren projesinin ikinci etabına, İstanbul Kumport Limanı projesine, İstanbul tren vagonları gibi benzeri projelere değiniyor.

Çin Dışişleri Bakan Sözcüsü Lu ile görüşmesinde sözcü’nün; Trump yönetiminin Çin mallarına ek vergi koymasına da atıfla Washington’ın tek taraflı, korumacı bir siyaset izlediğini belirterek; ABD-Çin arasındaki bu gerilimli ilişkilerin ise uluslararası piyasaları olumsuz etkilediğini söylüyor.
Washington’ın Ankara- Pekin hattının özellikle “Kuşak, Yol” projesine yönelik ilişkilerini ilerletmesine karşı bir tutum alıp almayacağı konusunda bir soru üzerine de “Çin-Türkiye ilişkileri ABD ile ilgili değildir. Türkiye, bölgede çok etkili, önemli bir ülke. Bağımsız bir dış politika izlemektedir. Özellikle son dönemde Ankara, gerek Rusya gerekse Avrupa ile de bu çerçevede bağımsız dış politika yürütmektedir” diyor.

Türkiye’den tatlı, lokum, mermer gibi ürünlere ihtiyaç olduğunun yazıldığı notlarda; Çinli şirket yetkililerinin Türkiye ile işbirliği yapma ve yatırımda bulunma konusunda istekli olduklarını aktarıyor..

Pekin’in Ankara ile gerilim başlıklarından biri olduğu yorumları yapılan Uygur Türkleri meselesinden dolayı Türkiye’den firmalara olumlu yaklaşılmadığı yönündeki iddiaları ise sözcünün reddetdiğini, “Bu projenin herkese açık bir proje olduğunu, Birlikte inşa etme, paylaşım projesi olarak herkese açık bir proje” dediğini aktarıyor…

Mine Esen gözlemlerini şu cümlelerle aktarmayı sürdürüyor: “…Temaslarımızda Çinli yetkililerin, şirketlerin Türkiye ile işbirliğini artırma, karşılıklı yatırımların çoğalması yönünde istekli olduklarını görüyoruz. Elbette taraflar arasında Uygur Türkleri konusunda zaman zaman gerilimler olduğu biliniyor, hatta Çin’in Türkiye vatandaşlarına yönelik vize konusunda pek de kolaylaştırıcı yöntemler uygulamadığına ilişkin haberler de basında yer alıyor. Ancak “Kuşak, Yol”la birlikte son dönemde diyalog kapısı karşılıklı daha çok açılmış gibi…”

Ancak her nedense Deniz İpek Yolu’ndan açılan kapıdan söz eden Mine Esen hanım, Çin’in karadan Batı’ya açılan tek kapısı olan 30 milyon Uygur’un yaşadığı (Kazak, Kırgız, Özbek) sözde “Şincang” olarak adlandırılan Doğu Türkistan bölgesindeki sorunlardan ve eğitim merkezi olarak adlandırılan kamplardan bahsetmemekte özen göstermiş…

Halbuki Çin’in kuzey-batısında yer alan bu bölgenin kendisinin vurguladığı “Kuşak-Yol: İpek Yolu” projesinin başlangıç noktası olduğunu, bu bölgede huzur ve istikrarın olmamasının projeyi olumsuz etkileyeceğini ve sekteye uğrayabileceğini hatırlatmak isterim.

Dolayısıyla Sürgündeki Doğu Türkistan Hükümeti’nin Başbakanı olarak; Pekin yönetimi bu yıl sonuna kadar eğitim merkezleri adını verdikleri kamp çalışmalarına son vermeye, insanların normal yaşama dönmelerini sağlamaya davet ediyorum.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
İsmail CENGİZ
Yorum Yaz