DOLAR 9,26200.91%
EURO 10,79210.69%
ALTIN 525,89-0,78
BITCOIN 5655020,27%
İstanbul
13°

PARÇALI BULUTLU

05:46

İMSAK'A KALAN SÜRE

DÜNYANIN EN GÜZELİYDİ…

ABONE OL
12 Kasım 2020 19:25
0

BEĞENDİM

ABONE OL

DÜNYANIN EN GÜZELİYDİ…

İlk
Yurt dışı gezim
2010 yılında,
Kuzey Avrupa ülkelerinden
Finlandiya idi…
ERASMUS’ la gittiğim burası
İlk
Yurt dışı maceram
Ve
Yolculuğum olduğundan,
Çok sevinçli
Ve
Bahtiyardım…
İlk defa
Pasaportum olmuş,
T.C. görev pasaportu olan
Gri pasaport almıştım…
Gözlemlerimi
Sürekli kaydediyor,
Bütün olaylara günlük tutuyordum…
Daha sonra
Fen-Edebiyat Fakültesi,
Maçka MYO,
TEDAK Dağcılık Kulübü,
KTÜ Çevre Kulübü
Ve
Giresun Üniversitesinde
Olmak üzere,
5 yerde vermiş olduğum
Konferanslarda,
Bu günlüklerden yararlanmıştım…
Öyle
Heyecanlıydım ki anlatamam,
Kitap ve dergilerde
Okuduğum
Ve
Televizyonlarda izlediğim
Finlandiya’yı,
Canlı olarak görecektim…
Burasını araştırdığımda
Dünya cenneti
Olduğunu anlamış,
“Belki de
İlerde buraya yerleşirim” diye,
Düşünmeye başlamıştım…
İlk
Yurt dışına çıktığım o yıl
2010 yılı yaz mevsimi içinde
Türkiye’de
Aynen
Bu yıl olduğu gibi,
Son 30 yılın
En sıcak yazıydı…
4 mevsim yağışlı olan
Karadeniz Bölgesine bile
3 aydan beri
Yağmur yağmamış,
Her taraf kurumaya yüz tutmuştu…
Nemli bölge olan
Karadeniz’de,
Deyim yerindeyse “yanıyorduk”…

İşte
Heyecanlı gittiğim
Finlandiya’ya uçakla indiğimde
Yağmurla karşılaşmıştım…
Öyle
Hoşuma gitmişti ki,
“Öyle güzel memleket ki” diye,
Düşünmeye başlamışım…
O gün
Yağmurdan epeyce ıslanmış
Aynı zamanda
Hava soğuk olduğundan,
Biraz üşütmüştüm…
Otele yerleşip
Yağmur altında biraz gezmiş,
Sarışın,
Uzun boylu,
Süt gibi beyaz,
Güzel mi güzel kızlarını görünce
“Yaaaa
Bu kadar güzel
Memleket olabilir mi?” diye, aklımdan geçmişti…
Otele geldiğimde
Biraz öksürüp,
Aksırmaya başlamıştım…
İkinci gün
Güneşli bir günde gezmeye çıkmış,
Helsinki sokaklarını
Arşınlamaya başlamıştım…
Tarihi,
Turistik yerleri gezerken,
Temiz sokakları
Ve
Güzel insanları görünce sevinip,
“Çok güzel
Bir memleket” diye,
Düşünmeye devam etmişim…
Tabi
Dönüşte,
Yine yağmura tutulmuş,
“Ne güzel
Şimdi Trabzon’da yanıyorlar” diye,
Düşünmüştüm…
3. gün
Lahti kentini de,
Yağmur eşliğinde gezdim…
4. gün
Görev yerim olan
Turku şehrindeki
Turku Üniversitesine gitmiştim…
İnsanların bana verdiği
Değeri görünce,
“Medeniyet
Böyle bir şey” diye düşünüp,
Memleketimde
İnsana
Verilmeyen değeri, ayıpladım…
Fakat
Otelden üniversiteye
Şemsiyem olduğu
Ve
Taksiyle gittiğim halde,
O kadar şiddetli
Yağmur yağıyordu ki,
Kendimi denize atlamış gibi bulmuştum…
5.
6.
7.
8. ve
9. günde yağmur yağmış,
Görev süremin son gününe girmiştim…
10. gün otobüsle Helsinki’ye
Dönmüş,
Kalacağım oteli arıyordum…
Bir elimde bavulum,
Omuzumda
Bilgisayar çantam
Ve
Boynuma astığım Canon marka
Fotoğraf makinemle
Tam bir turist gibiydim…
Yağan yağmurda
Ve
Bunları taşımanın zorluğu ile
Donuma kadar ıslanmış,
Takım elbisem ve kravatım
Renk değiştirmişti…
O kadar ıslanmıştım ki
Fark etmez diye
Çişim geldiğinde tutmuyor,
Koyuveriyordum…
Üzerimdeki elbiseler
Ve
Taşıdığım eşyalar
Kendi ağırlığından çok fazla olmuş
Bana
Tonlarca ağırlıkta geliyor,
Getirmekte zorlanıyordum…
Zaten
Otelin yerini arıyor
Ama
Sokakta soracak kimse bulamıyordum…
Özellikle
Hafta sonları buralarda
Bütün kentler
Ölü kentlere dönüyor,
İnsana rastlayamıyorsunuz…
Tam
2 saatten fazla oteli aramış
Fakat
Bulamamıştım…
O kadar kızdım ki
Şu anda anlatmam, imkânsız…
“Bedava bile olsa
Buraya
Bir daha gelirsem, şart olsun
Zaten
İlk gördüğümde de
Buraları sevememiştim” demişim…
Uzaktan
Bir bayan görünce
Ona doğru koşmuştum…
“Öksüz mü, öksüz mü?” diye
Bağırıyor,
Bana doğru dönen bayan
Gözüme,
Dünyanın en güzel kızı gelmişti…
“Ne var yu
Pardon
Havar yu” diye,
Yarım yamalak soruyordum…
Gözlerime bakan kız
Bir şey anlamamak için direniyordu…
Otelin ismini söylediğimde,
Garip garip gözlerime bakınca
Tekrar
Tekrar
Otelin ismini soruyor
Ve
Aynı şaşkınlıkla yüzüme bakıyordu…
Artık
Zıvanadan çıkmıştım…
“Ulan sizin
Finlandiya’nızın da
Sizin de” diyerek,
Kızda içinde olmak üzere
Hepsine kalaylıyordum…”
Fakat
Ben kızıp küfretmem
Beni anlamayan
Finlandiyalı kızı gülümsetiyordu…
O öyle yapınca da
Beni anlamıyor diye,
“Tabi
Sövmem hoşuna gitti” diyerek,
Sövmeye devam ediyordum…
Elini
Elimin üzerine koyup tutarak,
“Gel seni getireyim” dedi…
“Bırak ya,
Sana da, getireceğin adama da” diye,
Bağırıp, söyleniyordum…
Elimi tekrar sıkınca
O soğuk ve
Yağışlı günde,
Kalbime doğru bir sıcaklık gitmişti…
Ama
Naz yapmaya devam ediyordum
“Bırak ya,
Ben bulurum” derken,
Bir anda
Benimle Türkçe konuştuğunu anladım…
“Aaaaaaaaaa
Sen,
Seeeen yoksa Türk müsün?”
“Evet” deyince,
Bir anda
Bu kara kuru kız,
Gözüme
Dünyanın en güzel kızı gelmiş,
O anda
Dünyanın en güzel
Mankenleri bile,
Onun güzelliği karşısında sönük kalmıştı…

İşte
Bir hafta daha gezeceğim
Finlandiya’yı,
Cezasını ödeyerek
Aldığım biletimi iptal edip,
Hemen ertesi gününe,
Türkiye biletimi almıştım…
Otel odasındaki aynaya söylüyordum,
“Ulan
Ne Finlandiya’sı,
Gorum Finlandiya’sına…
Ayna ayna
Söyle bana bizim ülkemizden
Daha
Güzeli var mı?”

Rahman AYHAN
Araştırmacı Yazar

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.