Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-1.02
BIST 1,329
%-0.74
Dolar 7.81
%-0.39
Euro 9.35
%-1.86
Altın 449.55
REKLAM

ELEŞTİRİ ÜZERİNE

42 defa okundu kategorisinde, 04 Eki 2020 - 13:03 tarihinde yayınlandı

ELEŞTİRİ ÜZERİNE

Nurettin Dursun

Eleştiri hiçbir zaman hakaret değildir. Eleştiri bir şeyi daha iyi anlamak için yapılır. Eleştiri analiz ve yorum demektir. Kutsal kabul edilen kitapların da yorumları yapılabilir. Tefsir bunun güzel bir örneğidir. Yasalarla korunan ya da çok itibar edilen kişiler terbiye ve edep dahilinde her zaman eleştirilebilirler. Eleştirin olmadığı yerde tabulaştırma ve ilahlaştırma başlar. Eleştiri edep dahilinde yapıldığı takdirde fitne ve fesat çıkarmak, küfür ve hakaret olarak anlaşılmamalıdır. Eleştiri insan aklının özgürleşmesi için gereklidir.

Müslüman ülkelerde yöneticilerin kullandığı akıl, eleştirel bilgiden uzak olan akıldır. İslam dünyasında bu anlamda entellektüel bir çevre ve bir gelenek oluşmamıştır. Fikirler, düşünceler özgürce ortaya konulmadığı gibi özgürce de araştırılmamıştır. İslam dünyası yeniliklere kapalıdır. Eleştirel düşüncenin gelişmesine fırsat verilmemiştir. Ínsanlardan sadece itaat istemiştir. Din ve bilimle uygunluk arzetmeyen bu sakat anlayış toplumumuzda ve İslam dünyasında hala etkisini sürdürmektedir.

Müslüman toplumlarda felsefe ders programlarında eleştirel bir anlayışla yer almamakta veya okutulmaktadır. Eleştirel yöntem genellikle tehlikeli kabul edilmiştir. Bu alışkanlık, siyaseti olumsuz bir şekilde etkilemeye devam etmektedir. Bu sebeple siyasette genellikle itaat eden insanlar rağbet görür. Muhalefet eden insanlar hiçbir yerde rağbet görmez. Halbuki muhalefet olmadan demokrasinin ve hür düşüncenin gelişmesi mümkün değildir. Ínsanları sürü gibi idare etmek isteyen çıkar ve istismarın dışında başka bir niyeti olmayan çevreler felsefeye asla yanaşmazlar ve tehlikeli bulurlar.

İnsanoğlu problemlerine çözüm ve çare ararken sadece pozitif bilimlerden istifade etme yanlışlığına düşmemelidir. Çünkü pozitif bilimler insanın öncesi, sonrası ve hayat hakkında sağlam ve doğru bilgi verme gücüne sahip değildir. Pozitif bilimlerin metodu gözlem ve deneydir. Bilimler deneyi, hipotezlerin doğruluğunu ispatlama aracı olarak kabul ederler. Ínsanın doğuşunu, ölümünü ve sonrasını analiz etmek, parçalara ayırmak, laboratuvara sokmak mümkün değildir. Bilimden bu sorulara doğru cevap bekleme imkanı yoktur. Bu soruların doğru cevabını ancak Allah tarafından insanoğluna gönderilen ve tahrife uğramamış insan aklıyla ve bilimle tezat teşkil etmeyen Allah’ın gönderdiği evrensel kitapta bulabiliriz. Felsefeden bu sorulara doğru cevap bulmayı beklemek insanı her zaman yanlışa sürükleyebileceği gibi aynı zamanda insan aklının ilahlaştırılmasına da yol açar. Felsefeden bu ölçüler içerisinde istifade etmek mümkündür. Tersi tehlikelidir. Yani aklı ilahlaştırmadan ve inkar etmeden akıldan istifade etme yolu seçilmelidir.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Nurettin DURSUN
Yorum Yaz