Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-1.30
BIST 1,112
%0.69
Dolar 8.35
%-0.10
Euro 9.67
%1.39
Altın 504.29
REKLAM

ETİK, AHLAK VE NİYET’TEN ANLADIKLARIMIZ!

22 defa okundu kategorisinde, 30 Eyl 2019 - 09:13 tarihinde yayınlandı

ETİK, AHLAK VE NİYET’TEN ANLADIKLARIMIZ!

Mahmut Akyol

Toplumun inşası için iki kuraldan bahsedelim.

A) Etik, B) Ahlak.

Biri Felsefeye, diğeri Dine dayanır.

İnsan ürünü olan Etik kavramı; bencilliğe, çıkarcılığa, hırsızlığa, rüşvet almaya/verme kişiye göre değişir. Birine göre iyi olan bir şey başka birine göre değildir. Sebebi, Etik kavramın Felsefeye dayanmasındandır. Bunun için getirilen çözümler, insan için bir işe yaramıyor.

Benim dedem hacıydı, ninemde başını örterdi, babam Kur’an okurdu, bizde elhamdülillah Müslümanız” kabilinden sözler, “Münafık” vari sözlerden başkası değildir. Bu sebepledir ki, Etik kavramı oldukça karışık ve “Münafık bir kavramdır.

Güya Etik, güneş enerjisini bitirene dek insanı “mutlu” etmek ister.

Mesela:

Eğer etik kurallar olmasa, çevrenin dengesi bozulur, dünya gelecek nesillere aktarılamaz. Bu bakımdan doğaya saygılı olunmalı, değilse seçkincilik, ırkçılık, cinsiyetçilik olur, baskılar artar, hilekarlık, hırsızlık, katliamlar vs. çoğalır gider…

Tespitler doğru, lakin Felsefe, buz üzerine yazı yazmak gibidir. Adı var, kendisi yoktur.

Sokrat etik kuralların babası olarak bilinir.

Sokrat, Platon ve Aristo etik kavramları farklı şekilde açıklamıştır. Hepsinin ulaşmak istediği temel amaç “mutluluktur.”

Asırlar geçmiş, insanlık 21. yy dayanmış, fakat Etik, hala mutluluğu tartışmaktadır. Sebebi, Etik’ te iş yoktur, laf çoktur.

Kaldı ki Hak din İslam Ahlakı, sorunlara çarpık bakmaz. İnsanlık sorunlarına Âdem’den beri çözümler getirmiştir.

Ailenin mutluluğu için nasıl ki doğru bir “”, toplumun huzuru için nasıl ki doğru bir “iş ahlakı” lazımsa, hayatın mutlu şekilde sürmesi içinde doğru bir “sosyal ahlak” gereklidir.

İnsan, hayvan, bitki, doğanın yapısını korumak, çok hassas olmayı ve ahlakı gerekli kılar. Ancak o zaman insan, ahlak sahibi olur.

O halde varoluşun hikmetini kavramak, doğayı çıkar ve menfaat adına talan etmemekte yatar.

Hz. Resul buyurdu ki:

Sizin için çok kolay olan bir ibadeti(davranış biçimini) haber vereyim mi? O, “güzel ahlak” tır.

Ahlak, huy edinmektir. Huy, davranışların tekrar edilmesi sonucu ortaya çıkar. Ahlak, din eksenli bir ilkeler bütünüdür. Ahlakın yaşanması, dinin hayat bulmasıdır.

Allah; Hz. Muhammed için şöyle demiştir.

Şüphesiz sen yüce bir ahlak üzeresin.”

(Kalem Suresi 4)

Resulüm biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.”

(Enbiya Suresi 107)

Hz. Muhammed:

Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”

(Muvatta, Hüsnü’l-Hulk)

Hz. Ayşe:

Siz hiç Kur’an’ı okumadınız mı? Resulullahın ahlakı Kur’an’dı.”

Birisi geldi Hz. Muhammed’e sordu:

Senin gibi birisi olmak için ne yapmalıyız?” Cevap basit ve nettir. “Güzel ahlaklı olun”.

Şimdi sormak lazım:

Âdem, İbrahim Yusuf, Muhammed vs. insanlığa örnek olmuş bu şahsiyetlerin ahlakıyla insanlık ne zaman bütünleşecek, ne zaman insanlık lafını edip, icrasını etmediği etik kavramından kurtulacak? Kur’an’da belirtilen ve söylenen şeyler bugünde hala tekrar ediliyorken, Tahrif edilmiş ve felsefe-leşmiş olan dinlerden insanlık ne zaman vazgeçecek?

Ruh, maddi ve manevi canlılık demektir. İnsanın yaşaması maddi canlılıktır. Hava solumak gibi… İnsanın manevi canlılığı Kur’an ayetleriyle ilişkili olmaktır. Ahlaki olmak demek, “azgınlıkları frenlemek, doğruluk, dürüstlük, adalet, güvenirlik, eminlik” demektir.

Yasaklar bellidir ve sınırlıdır. Dolayısıyla dünyayı yasak ormanına çevirmenin bir anlamı yoktur.

Ahlak, kişide bir takım kanıtlar arar.  Şehvete düşmemek, hırsın esiri olmamak, kişinin kendini günahlardan arındırmak, sevgi, merhamet ve cömertlik içinde bulunmak gibi…

Bu kavramların kişide bizzat yaşanıyor olması gerekir.

Açlık sadece maddi bir şey değildir. Manevi olarak da insan bir takım açlıklar yaşayabilir. Açlık; kibir, hırs, haset, şehvet ve korkuyu besler.

Yaşamda akıl etmek, dengeyi sağlar. Denge, adaletin kendisidir. Yine denge aklın kullanılmasıdır. Allah, aklını kullanmayanları “pislik içinde” bıraktığını söyler. Akıl; sebebi sonuca bağlamaktır.

Kur’an’ın ana amacı, mazlumdan ve mağdurdan yana olmaktır. Yaşayan Kur’an böyle bir şeydir.

Hz. Muhammed’in mücadelesini iyi düşünüp anlamaya çalıştığımızda, bu sonuca kendiliğinden ulaşabiliriz.

Kur’an hitabeti esas almıştır. Hitabette maksat, muhataplarına bir şeyi kavratmak, onda şuur uyandırmak, onu etkilemek, duygulandırmak, akılını ve vicdanını harekete geçirmesini sağlamaktır.

Allah insanları aynı yolun örnek şahsiyetleri Nebilerle buluşturmuş ve insanı hidayet yolunda diri tutmak istemiştir. Bu buluşma noktası ahlaktır. Ahlak, bir toplumda kendisine uymaya zorlayan kurallar bütününü ifade eder. Ahlak, hareketlerimizi yönlendiren kurallardır.

Bütün Nebilerin getirmiş olduğu vahyin değişmez ilkesi Hakk, hukuk, adalet, sevgi ve merhamettir.

İslam mahiyeti itibariyle adalet, eman, güven ve merhamet dinidir.

İslam’ın koruma altına aldığı değerlerin başında yaşama hakkı gelir. Din, dil, ırk ve cinsiyet ayrımı olmaksızın bütün insanlar, eşittir.

İslam’da şiddete ve zulme asla yer yoktur. Şiddet apaçık bir zulümdür. Zulüm ise haramdır.

Kıyamet günü en şiddetli azap görecek kimseler, dünyada insanlara en çok işkence edenlerdir.”

İbn Hanbel

O halde bize düşen Hz. Muhammed’den miras kalan “güvenilir mümin olmak” erdemine sahip çıkmaktır.

Hz. Peygamber dedi ki:

Dikkat edin! Vücutta öyle bir yer vardır ki o iyi olursa bütün vücut iyi, o bozuk olursa bütün vücut bozuk olur. Dikkat edin! O yer kalptir.” Lakin kalpten kinaye, insanoğlunun davranışlarının özünde yatan “niyet” tir.

İnanmak; imanı zorunlu kılar ve kalbin kabulünü gerektirir. İmanın göstergesi, “amel/iş/davranış,” bunların göstergesi de, “niyet” tir.

İslam’ın insanı şok eden iddiası, “Ahiret Günü” dür. Allah’a iman ettikten sonra, bu gün sürekli tekrarlanır.

  • Uzak Doğu Hint/Çin/Japon/Kore’ dinlerde, “Reenkarnasyon” hakimdir.
  • Kâfirler şöyle dediler: “ Biz ölürüz, sonrada toprak oluruz.
  • İsrail oğulları: “Günahımız olsa da, Rab Yahova bizim dışımızdaki herkesi Cehenneme koyacaktır.”
  • Hristiyanlar: “İsa Mesih bizim için kendini feda ettiğinden bizler günahtan beriyiz.”

En doğru yaklaşım İslam Dinindedir:

İnsana davranışlarından sorulacak ve insanın değeri Allah’ın yanında bu davranışlarıyla belirlenecektir.”

İnsan, dünya hayatındaki her tutum ve davranışını bir kasta bağlı olarak yapar. Bunun halk dilinde ki karşılığı, “Dervişin fikri ne ise, zikri de odur.”

İslam’a doğru inanmak için, önce doğru bilgiye (Kur’an-Sünnet) sahip olmalıdır. Doğru iş içinde doğru niyet gerekir.

Bozgunculuk, kötülük, fitne, kavga, çekişme ve didişme” anlamlarına gelen “fesat” çıkarmamalıdır.

Yeniden başa dönecek olursak, doğru bir inanca kavuşmak doğru işle, doğru iş, doğru niyetle olur.

Kur’an’ın birçok yerinde Salih amelden bahsedilir. Hz. Resul, “Sulh ve Salahın merkezi kalptir.” Der. Yani kalbi bozuk olanın işinde doğruluk yoktur denilmek istenmiştir.

Sıkıntımız ve sorunumuz ne kadar büyük olursa olsun, çözümü şiddette ve ideolojide asla aramamalıdır.

İnsan olmanın şerefine yakışır biçimde konuşmak, dinlemek, anlamak ve anlaşmak asalettir.

Asaleti yok eden insanların sürdürdükleri kör ve düşmanca siyasettir.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Mahmut AKYOL
Yorum Yaz