Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0.97
BIST 1,204
%-0.40
Dolar 7.90
%0.21
Euro 9.32
%0.39
Altın 486.50
REKLAM

EVVEL EMİRDE SİZ ÖMER OLUN!..

41 defa okundu kategorisinde, 27 Ağu 2019 - 22:54 tarihinde yayınlandı

EVVEL EMİRDE SİZ ÖMER OLUN!..

Fahrettin Dağlı

AK Parti’nin 7 Ekim’de başlayacak 7’inci olağan kongre süreci öncesinde yapılan MKYK toplantısında, Genel Başkan Erdoğan arkadaşlarına şu talimatı veriyor:

“Öyle isimler bulun ki, o ilin Ömer’i olsun. Sözüne güvenilen isimler olsun. Şaibesi olmasın.”

Uzun süredir tekrarlıyorum; Ak Parti hükümetlerinin en büyük azığı, gıdası ‘Hamaset’… Olmayan, olmayacak bir şeyi olmuş ve olacak olarak göstermek. Akla değil, his ve heyecanlara hitap etmek. Bu haletiruhiyenin hem seslendirenler açısından ve hem de buna itibar edenler açısından ne kadar mahsurlu olduğunu geniş geniş izah edecek değilim. Bugüne kadar çeşitli vesilelerle mevzubahis ettim.
Politikanın akli ciheti zayıfladıkça, dibe doğru seyrettikçe hamasetin çıtası ve dozajı gittikçe artıyor / yükseliyor.
“Öyle isimler bulun ki, o ilin Ömer’i olsun.” Ve ilave ediliyor; “Sözüne güvenilen isimler olsun. Şaibesi olmasın.”

Ne güzel! Kulağa ne hoş geliyor!

Aynı Genel Başkan Erdoğan, Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde ‘Kamu Yönetiminin Şeffaflaşması’ adına yapılan “Kamuda Şeffaflık Paketi” isimli düzenleme ile ilgili olarak kamuoyunun önünde Davutoğlu’na hedef alan bir ifadesi olmuştu. Ki bu yasa taslağı ile Özellikle ‘imar planlarından doğan rant konusunda yeni düzenlemeler getiriliyor ve Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin il başkanlarına bile TBMM’ye mal bildiriminde bulunması zorunluluğu koşuluyordu.’

Peki, bu düzenlemeyle ilgili ne demişti CB Erdoğan?

Saraya çağırdığı AKP grup başkanvekilleri ve yönetim kurulu üyelerine “Mal bildirimini il ilçe başkanları düzeyine indirirseniz, bu görevi üstlenecek kişiyi bulamazsınız. İnşaat sektörü ekonominin lokomotifidir. İmarda yapılan düzenlemelerin bu sektöre zarar vermemesi gerekir” diye çıkışmıştı.

CB Erdoğan’ın siyasetin girdi ve çıktılarını hepimizden iyi bildiği kanaatindeyim. Dolayısıyla kendi partisinde siyaset yapmakta olanlar başta olmak üzere Türkiye’de profesyonel siyaset yapanların önemli bir çoğunluğunun neden bu işlerle iştigal ettiğini hepimizden iyi biliyordur. Dolayısıyla bu kadar kamu imkanlarıyla semirenlerden; helal-haram gözetmeden mal biriktirme sevdasında olanlardan ‘Ömer’lerin çıkmasını beklemek eğer aşırı saflık değilse başka bir şeydir.

Bu beklenti her şeyden önce muallimi insanlık paratoneri olan Hz. Ömer’e ve mirasına haksızlıktır. Belki burada CB Erdoğan’a söylenecek en önemli şey şu olmalı; Herkesten önce siz kendinizi Ömer’le kıyaslayın ve Ömer olmaya çalışın. Ömer’leşmeden çevrenize Ömerler beklemek Ömer’in ismine haksızlıktır. Kendi nefsinizde başlatmadığınız ve başaramadığınız bir arınmayı başkalarında beklemenin akli ve nakli bir izahı olamaz.

Peki, Ömer’in öne çıkan vasıfları ne idi?

-Hiçbir kınayıcının kınamasından çekinmeyerek adaleti tastamam ikame etmesi ve ayakta tutmuş olması;
-Halifeliği sırasında yönettiği halkın ekonomik anlamda en alt seviyesindeki bir bireyinin yaşadığı standartlarda yaşaması; asla konfora ve lükse teveccüh etmemiş olması;

-Açık, şeffaf bir piyasa oluşturması ve denetlettirmesi;

-Devlet yöneticilerinin konfora, israfa, harama meyletmelerine asla müsaade etmemesi;

-Gösteriş ve kibre düşmeyerek mütevazi bir hayat sürmesi;

-Herkesin hukukunu takip etmesi ve sonuçlandırması;

-Yakınlarını ve çocuklarını iktidardan uzak tutması ve iktidar imkanlarından yararlandırmaması;

-En son kendisinden sonra oğlunun ‘halife’ seçilmesine karşı söylediği o müthiş ifade; ‘Bir evden bir kurban yeter’ diyerek talebi ret emesi. Yani, saltanat düzenine karşı durması…

Bunlara ilave edilecek çok daha farklı mümeyyiz vasıflar ifade edilebilinir. Bunlarla iktifa edelim ve soralım Sn. Erdoğan’a; Şahsınız ve parti yönetiminiz bu Ömerî vasıfların neresinde? Bu soruya vereceğiniz cevap aynı zamanda beklentinizin ne kadar makul olup olmadığını karşılayacak.

Kestirmeden söyleyeyim; Asla o Ömerleri bulamayacaksınız. Kazara birkaç kişi bulsanız dahi onlar da bugüne kadar bilinenlerin akıbetini yaşayacak ve çok kısa zamanda tasfiye edileceklerdir. Sizin de büyük bir iştiyakla tabi olduğunuz siyaset, Ömer’lerin değil olsa olsa Muaviye’lerin hayat bulacağı bir iklim.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Fahrettin DAĞLI
Yorum Yaz