Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0.61
BIST 1,213
%-0.03
Dolar 7.88
%0.44
Euro 9.32
%0.26
Altın 483.55
REKLAM

Gurbetin Kitabını Yazdım-11

15 defa okundu kategorisinde, 18 Oca 2020 - 21:13 tarihinde yayınlandı

            UMUDA YOLCULUK

Şairler “bir yiğit gurbete gitse gör başına neler gelir” deyip dururken…. erkekler, kadınlar, hatta yanlarında sabî çocukları da olduğu halde, bir tehlikeli maceraya atılmaktan geri durmuyorlar. Kamyon kasalarında, tekne ambarlarında başlayan bir macera… 

Başlayan ve biten….

Onlar da gurbetçi… Daha doğrusu gurbetçi olmaya niyetlenenler…

Doyacakları yeri aramaya çıkan kimileri, doğdukları yerden umut kesen düzinelerle insan, kamyon kasalarına, tekne ambarlarına doluşup kaçak olarak yollara düşüyor, menzile varmadan bir yerde, bilmedikleri bir yerde, ya istif oldukları kasaların içinde havasızlıktan, ya bir şarampolde ezilerek, ya dalgalarla boğuşurken ölüyorlar. 

Gurbet elde bir hal geldi başıma

Ağlama gözlerim Mevlâ kerimdir* 

demeye bile fırsat bulamadan ölüp gidiyorlar. Ceset torbalarına konulmuş bedenleri ekranlara, gazetelere düşerken başlık da atılıyor: Kaçak göçmenler!

Yahut yakalanıyorlar. Ve bu defa, uzamış gitmiş esmer yüzleri, feri kaçmış gözleriyle haber oluyorlar: “Kaçak göçmenler!” 

İşte kimlikleri! Küreselleşmenin kurbanları! 

Ahmedî diyeceğini çok önce, çok acı demiş;

Yanlış hayal ile vatanın terk eden kişi

Ne türlü kim cefâ görür ise cezâsıdır.

 Yol menzile ulaşır da, azm-i rah ettikleri ülkeye varırlarsa haber konusu olmazlar. Gurbetçilik mesleğinin gereği üzere gurbet kazanında bir tane olarak kaynamaya başlarlar.

Onlar “şöhreti” ölmeleri yahut yakalanmaları halinde kazanırlar. 

Kaçak göçmenler!

Pasaportları, vizeleri, çalışma, oturma izinleri olmadığı için “kaçak” denir onlara. Kanun nazarında “kaçak”tırlar. İngilizce’deki adları “illegal”dir: Kanunsuz! 

Kanun kitabının hiçbir sayfasında kendilerine yer bulamazlar ama aslında kanun değildir kaçtıkları. Yoksulluktan kaçmaktadırlar. Yokluktan, açlıktan, işsizlikten, çaresizlikten, umutsuzluktan…. Dilimizde onların tehlikeli macerasına “umuda yolculuk “demişiz.

Umut ederek yola çıkarlar, ama bazen umutlar yarı yolda kararıverir, kırılıverir.

Bir zamanlar köleler vardı. İnsanlar, ki derileri çoğunlukla kara idi, yurtlarından koparılıp gemilere yüklenip denizaşırı götürülürlerdi. Balık istifi yapıldıkları ambarlarda, yolculuğun ağır şartlarına, beyaz efendilerin zulmüne dayanabilen en sağlamlar hayatta kalır, ölenler okyanusun sularına atılır, balıklara yem olurdu. O zaman dünya henüz küreselleşmemişti. Onlar dört köşe dünyanın köleleriydi; bugünküler global dünyanın!

Aklın almadığı şu ki: Onlar bu yolculuklara zorla çıkarılırlardı. Şimdikiler gönüllü biniyorlar o kamyonlara, o teknelere. Hatta bu tehlikeli ve çileli yolculuk için para da ödüyorlar. Küreselleşen dünyanın getirdiği fark bu!

———-

*Pir Sultan Abdal

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Ayşe G. Tunceroğlu
Yorum Yaz