Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0.09
BIST 1,212
%-0.02
Dolar 7.81
%-0.07
Euro 9.26
%-0.22
Altın 482.41
REKLAM

Gurbetin Kitabını Yazdım-13

62 defa okundu kategorisinde, 09 Nis 2020 - 18:43 tarihinde yayınlandı

                                        HARİTADAKİ KIRMIZI SINIRLAR

Köyünden kalkıp kasabaya, kasabadan kalkıp şehre yerleşmek gurbete çıkmak değildir artık. Vâkıa insan doğduğu, büyüdüğü yeri özler. Ana kucağını, baba ocağını özler. Hani “nostalji” demiştik ya!…. Kırşehirli Şemsi Yastıman’ın:

Ölmez sağ olursam bu yaz inşallah 

Sılayı bir daha görmek istiyom

Kırşehir’e varsam ya akşam, sabah

Topraklara yüzüm sürmek istiyom

diye başlayan “Memleket Hasreti” şiiri tam da nostaljik bir şiirdir; saz şairimiz İstanbul’da oturduğu yerde, Kırşehir köylerinde geçen çocukluğunu, bazıları ölmüş olan akrabalarını, onların elinden yediği mahallî yemekleri, içtiği suları, arkadaşlarıyla oyunlarını, kavgalarını; çocukluğun, ilk gençliğin, yaşarken bize hiç de önemli gelmeyen ayrıntılarını, arı soktuğu zaman çamur sürmeyi, üzüm yolarken bahçe sahibine yakalanmayı özlemektedir. 

Öyledir, çocukluk da bir sıladır. 

Çocukluk da burnumuzun direğini sızlatır.

Bu noktadan bakarsak “beşikten ötesi gurbet”tir.

Fakat ben yine de derim ki, otoyollarda akan otomobiller, otobüsler, hızlı trenler, bulutların üzerine çıkan uçaklar “bizim olan ülkenin” içinde, vatanın hâlihazırdaki siyasî coğrafyasının sınırlarının içinde, gurbeti hemen hemen ortadan kaldırdı. 

Dünya küçüldü diyorlar. Diyorlar ya, ülkenin haritada kırmızı çizgi ile çizili sınırlarının ötesine geçtiniz mi, neresi olursa olsun gurbettir. Uzak yakın farketmez. Gurbet bizim olan vatandan uzaklık değil, ayrılıktır. Kars-İzmir arası Kars-Tiflis arasından daha uzaktır; ama Karslı bir vatandaşımıza İzmir gurbet değil, Tiflis gurbettir. Tiflis sınırın öteki tarafındadır. İşin içine “farklılıklar” girmiştir. Gurbet, farklılıktır. İnsanların dili sizinkine benzemez, dini benzemez, âdetleri, yemekleri, evleri, şarkıları, şakaları benzemez.

Hele dili, hele dili… “Merhaba”nıza, “merhaba” diyen yoksa şayet, gurbettesinizdir.

Merhabanıza merhaba diyen yoksa, fakat minarelerden ezan okunuyorsa, günde beş vakit gurbette olduğunuzu –belki- unutabilirsiniz. Ama o da yoksa katmerli gurbettesiniz.

Peki… Edirne-Antalya arası Edirne Üsküp arasından daha uzaktır. Üsküp sınırın öteki yanındadır. Edirneli vatandaşımıza Antalya gurbet değildir de, Üsküp mü gurbettir? 

Üsküp ki Yıldırım Bayezid Han diyarıdır

Evlâd-ı fâtihana onun yâdigârıdır

—–

Üsküp ki Şar Dağı’nda devamıydı Bursa’nın,

Bir lâle bahçesiydi dökülmüş temiz kanın..* 

“Haritada kırmızı çizgi ile çizili sınırlarımızın içinde…” öyle mi? Peki, o zaman Vardar Ovası’nda sıla parası kazanamayan kimdi? Bağdat ellerinden gelen turnaları, Mayadağ’dan kalkan kazları, Sivastopol önünde yatan gemileri, akmam diyen Tuna Nehri’ni, Estergon Kal’ası’nı selâmlayan kimdi? Mavrova’dan bir okka nohut alan kimdi? Kırcali’yle Arda arasında kayığı batan Yusuf kimdi? Kırım’dan gelen Sinan kimdi? Rodop Dağları’ndaki Pâkize kimdi? Belgrat Kal’ası’nı, Zemlin Ovası’nı, Pirin’in dar köprüsünü geçemeyen kimdi? Debreli Hasan Drama mahpusunda neden yatıyordu? Manastır’ın ortasındaki havuzu kim yapmıştı?

Haritadaki kırmızı sınırlar….

Hatta ve hatta: 

Gönlümüzü sımsıcak alan topraklar,

Tiyan-şan, Kadırgan Dağları’na dek uzar,

Kim demiş vatanımız Edirne’den Kars’a kadar?! **

Kim çizdi ki o kırmızı renkli sınırları?

Üstüne türkü yaktığınız yer sizindir. Bizim, meselâ, Amerika üstüne türkümüz yoktur!

 

—————

*Yahya Kemal Beyatlı

** Yavuz Bülent Bâkiler

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Ayşe G. Tunceroğlu
Yorum Yaz