Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0.09
BIST 1,212
%0.04
Dolar 7.82
%-0.05
Euro 9.26
%-0.54
Altın 480.88
REKLAM

HİBRİT SAVAŞ – II HİBRİT SAVAŞTA KULLANILAN VASITALAR

15 defa okundu kategorisinde, 20 Oca 2020 - 13:26 tarihinde yayınlandı

HİBRİT SAVAŞ – II
HİBRİT SAVAŞTA KULLANILAN VASITALAR

Hacı Ali Özdemir
Sosyal mühendislik araştırmaları topluluk halinde yaşayan insanların kendi aralarındaki ilişkilerinin analizi ile gerçekleşmektedir. İnsanların kendi aralarındaki ilişkiler; sağlık, ekonomik, kültürel, ahlaki, ideolojik ve diğer sosyal yaşam tarzlarının toplamından ibarettir. Bu ilişkilerin hangi ölçülerde savaş malzemesi olarak kullanılacağı bir sosyal mühendislik konusudur. Toplumun ve insanların özelliklerini gösteren bu sayılan yapılarının neler olduğu, özellikleri, etkileşimleri ve münasebetleri araştırılmak suretiyle projelendirilir. Hayatın kapsam alanını oluşturan; biyolojik, sosyolojik, antropolojik, etnolojik, psikolojik yapılar ile ekonomik, tarihi ve coğrafi şartlar savaşın kaderini belirler. Siyasi yönetimler de savaşı komuta eder.
Toplumun zayıf ilişkileri, güçlü bağları nelerdir? Kitle hareketlerine yön veren maddi ve manevi oluşumlar nelerdir? Toplumu endişeye ve kaoslara sürükleyecek yapılanma nasıl olacaktır? Sosyal korkular, kederler ile sosyal sevinçler ve bu oluşumları yöneten sosyolojik yapı nedir? Açlık, hastalık, umutsuzluk oluşumlarına etki eden fenomenler nelerdir? Toplum hayatının buhranlardan kurtulması konusunda, hangi siyasi çalışmalar yapılacaktır? Hangi siyasi güçten istifade edilerek hedefe ulaşılabilir? Siyasi iktidarları kökünden sallayarak zor duruma düşürecek olaylar neler olabilir? Hibrit savaşta hangi etkilerin ve vasıtaların ne zaman ve ne şekilde kullanılacağına araştırma sonucunda karar verilir.
Gayri İnsani Metot
Hibrit savaşın karakteri gereği hedefe varmak için, bütün canlı ve cansız varlıkların yok edilmesi konusunda sınır tanımaz, kural tanımaz. Tarih, medeniyet ve milli zenginlikleri yok eder. Tayin edilen hedefi ele geçirme konusunda her türlü gayri insani metotlar kullanılır. Medeniyetin insanlığa hediye ettiği maddi ve manevi değerlere sahip eserler yok edilir. Kurulacak yeni devleti güçlü tutmak için eskiye dair eserleri yok etmek, tarihi anıları ortadan kaldırmak gerekiyor. Hedef, devlet ve rejimini değiştirmek olduğundan medeniyete ait her şeyi ortadan kaldırma konusunda sınır tanınmaz. Sosyal ve siyasi inkılâbın hedefi topyekûn milletin sosyal ve kültürel değişimini sağlamak olacağından, yakıp yok etmek için hiçbir engel tanınmaz. İnsanların toplu katliamlarla eski neslin yok edilerek yeni gelecek genç topluma yer hazırlamak gerekecektir. Örnek olarak İŞID terör örgütünün Irak’ta yaptığı tarihi yıkım ve katliamlar gösterilebilir. Uluslar arası konvansiyonel savaş kuralları geçerli değildir. Katliamların belli bir sınırı yoktur.
Sınırsız Vasıtalar
Sibernetik vasıtalar, bu savaşın en gelişmiş araçlarıdır. İnsansız uçaklar, canlı bombalar, uzaktan kumandalı bomba düzenekleri ve dronelar, otomatik silahlar, mikrobiyolojik silahlar, siber savaş taktiklerinde kullanılan araçlardır. Bunların bir kısmı konvansiyonel silahlardır. Bir kısmı da konvansiyonel olmayan silahlardır. Sibernetik savaş vasıtalarının özelliği insandan daha güçlü, insanın tek başına yapamayacağı işleri kolaylıkla gerçekleştirebilen araçlar olmasıdır. Bu silahların tercih edilmesi, bu araçları kullananları tehlikeden uzak tutmaya uygun ve emniyetli olmasıdır. Bu silahlar kullanıldıktan sonra geride delil bırakmadıkları için terör saldırılarında tercihle kullanılmaktadır.
Canlı bomba haline getirilmiş bir insan da geride delil bırakmadan yok olabilmektedir. Bir insan, özel eğitim ile, operasyon ve ilaçlarla robotik bir yapıya dönüştürülüp, canlı bomba yapılması suretiyle, hiçbir makine ile kıyaslanmayacak mükemmel ve güdümlü silah haline getirilmiş olmaktadır. Canlı bomba artık bir insan değil, patlamaya hazır öldürücü bir makinedir. Canlı bomba, en iyi kamuflajlı ve mükemmel kurgulanmış, hedefe isabet etme kabiliyeti yüksek olan bir silahtır. Canlı bomba silaha dönüşen bir insandır. Bu dönüşümle insani özellikler, duygusal nitelikler yok edilmiştir. Canlı bombanın programlandığı şekilde kendini ateşleyebilme özelliğini kaybetme, uyanma ve insanileşmeye dönüşmek suretiyle kendini ateşlemekten vazgeçme ihtimaline karşı uzaktan kumanda ile tetikleme mekanizması da eklenebilmektedir.
İdeolojik Saldırı
İnsanın mutasyona tabi tutularak bir savaş aletine dönüştürme işlemi gayri insani bir düşüncenin eseridir. Bu işte kullanılacak insanların seçilmesi, terörist haline getirilmesi gayri insani

ideolojik yapıya sahip güçlerin düşman olarak gördüğü toplumlardan seçilmektedir. Beynelmilel Hıristiyan ve Yahudilik inancına göre Müslüman topluluklar düşman olarak seçilmiştir. Orta doğuda, İslam dünyasında, BOP projesi kapsamında savaşı başlatan George Bush “haçlı seferlerini başlatıyoruz” diye talimat vermişti. Tarihte Müslümanları engizisyon mahkemelerine çıkarıp çarmıha gererek katleden Haçlı zihniyeti değişmemiştir. Muharref Tevrat’a göre Yahudi olmayanlar insan sayılmıyor.
İnsan öldürme konusunda gangster haline gelmiş bulunan terörist gruplar mutasyona uygun kişiler olup, savaş aletine dönüştürülmektedir. Dünyada İslam toplumlarının bulunduğu ülkeler hep savaş halindedir. Bu toplumlarda anarşizm, silahlı terör saldırıları kol gezmektedir. Beynelmilel Hıristiyanlık ve Yahudilik İslam dünyasının yok olması için öncelikle toplumların varlığını tehdit eden, ahlaksızlığı, başıbozuk terörist olayları, manevi değerleri yok etmeyi, anarşinin artmasını sağlamak üzere faaliyette bulunmaktadırlar. İdeolojik yıkımın arkasından maddi yıkım ile milletler yok oluşa sürüklenmektedirler.
Hibrit savaş aslında konvansiyonel askeri güç (devlet gücü) tarafından yönetilmektedir. Hibrit savaş, savaş içinde bulunan toplum tarafından, “bir savaş içinde oldukları” algısı oluşturmaz. Hibrit savaş, toplum tarafından bir savaş algısından ziyade, ahlaksızlık, terörizm ve bir takım sosyal kalkışmalar olarak algılanır. Toplumda bir seferberlik algısı oluşturmadan, uyandırmadan savaşmak başarı için önemlidir. Barışı beyaz renkle, savaşı da siyah renkle tanımlarsak hibrit savaş bunun arasında kalan gri renkle ifade edilir. Gri bölgede kullanılan gayri askeri güçlerin tesir gücü, konvansiyonel askeri güç kullanımından çok daha etkilidir.
Siber Uzay
Hibrit savaşta kullanılan sosyal ve psikolojik vasıtaların başında, elektronik haberleşme vasıtaları gelmektedir. Televizyon ve radyo yayınlarının yanında sosyal medya olarak adlandırılan kitlesel iletişim vasıtaları da kullanılmaktadır. Elektronik vasıtaların kullanımı uluslar arasında siber savaş olarak da adlandırılmaktadır. Özellikle ekonomik alanda hackleme teknolojisi gelişmiştir. İnternet üzerinden yapılan ticaret ve ekonomik çalışmaları sabote etmek, elektronik sistemleri bozmak suretiyle dolandırıcılık ve hırsızlık işleri yapılmaktadır. Bilgisayar ortamında yapılan çalışmaları takip ederek sabote etmek ve değiştirmek için hacker mesleği oluşturulmuştur. Siber savaş ülke sınırlarını aşarak küresel boyuta ulaşmıştır. Küresel etkileşimde olmazsa olmaz bir araç olan siber uzay, herhangi bir devletin tekelinde değildir ve büyük ölçüde yasal düzenlenme altına alınmamış durumdadır. Siber uzayda cereyan eden olaylar sivil alt yapı özelliğinden askeri yapıya dönüşerek siber uzay savaşı haline gelmiştir.
Elektronik yayın vasıtalarının gelişmesi, kâğıt ortamda oluşturulan gazete, dergi ve kitap yayıncılığının kullanımını azaltmıştır. Elektronik dünyasının sınırları yoktur. Siber uzaya sınır çizmek mümkün değildir. Elektronik ortamda yapılan yayıncılık kolay ve maliyeti az olan bir iştir. Elektronik ortamda yapılan yayıncılık ile az zamanda daha büyük kitlelere ulaşma imkânı vardır. Gazete, dergi, kitap gibi yayınlar tam delil bırakan, dağıtımı ve ulaşımı zaman alan ve zor olan araçlardır. Bu nedenle hibrit savaşın ikincil vasıtası konumundadır. Yayın vasıtaları kullanılarak, basın ve yayın özgürlüğü içine gizlenmeye çalışarak mümkün olduğunca delil bırakmadan sinsi psikolojik savaş taktikleri hibrit savaşta kullanılmaktadır. Devlet ve millet aleyhine yapılan sinsi yayınlarla toplumun psikososyal yapısı üzerinde derinden seyreden kötü bir etki oluşturulmaktadır. Yalan bir haber değişik kanallardan tekrar edilerek, kara propaganda halinde, asılsız olaylar gerçekmiş gibi halk tarafından kabul edilmesi sağlanır.
Sosyal medya kurumları sosyal mühendisliğin en gelişmiş bilgi toplama mekanizmasıdır. Cep telefonlarına ücretsiz hizmet veren her sosyal medya programı bunun karşılığını nasıl alıyor? Google, Twitter, WhatsApp, Facebook v.b. uygulamaları bütün dünya kullanıyor. Sosyal medya arkadaşlığı grupları oluşturuluyor. Adını unuttuğunuz, nerede olduğunu bilemediğiniz, buluşma imkânı kalmamış arkadaşlarınıza internetin sunduğu sosyal medya grupları ile kavuşabiliyorsunuz. Kaybolmuş tanıdıklarınızı, sizin adınıza bulup haber veren sosyal medya programı sayesinde ülke sınırlarının ötesine ulaşabiliyorsunuz. Saniyeler içinde milyonlarca insana ulaşabilen teknoloji ile imkânsız dediğiniz işleri başarmanın mutluluğunu tadıyorsunuz. Sosyal medya arkadaşlığının evlilikle sonuçlandığını görmek bile internetin gücünü göstermeye yetiyor.

Ücretsiz olarak hizmet veren sosyal medya programlarının nasıl devam ettiği merak konusudur. Yazılım ve işletim maliyetleri çok yüksek olan bir yatırımın gelir kaynağı nedir? Hiçbir hizmet karşılıksız değildir. Kurulan bir arkadaş grubu yıllar boyu mesajlaşarak, yazarak yayın yapıyor. Yazılan ve yayınlanan bilgiler ana bilgisayarda toplanıyor. Bilgi toplama faaliyeti o kadar büyük bir akış hızı ile ve yüklü bir kütle ile yapılmaktadır ki hiçbir kişinin tek başına yapa bileceği iş değildir. Bir topluluğun yıllar boyu yazdığı ve mesaj olarak doldurduğu bilgilerin sosyal analizle işin özüne varıldığında elde edilen bilgi topluluk hakkında ulaşılamayacak sonuçları ortaya çıkaracaktır. Arkadaşlıklar, birlikte yapılan sosyal etkinlikler, kederler, sevinçler, alışkanlılar ve tüm insani özellikler ile dolu yayınlanmış bilgilere ulaşılabilmek çok kolay hale gelmiştir. Yıllara yaygın bir araştırma raporu ticari bir çalışma olarak uluslar arası kurumlara pazarlanmaktadır. Toplulukların alışkanlıkları; ekonomik, kültürel ve sosyal yapıları, inançları hakkında bilgi toplamak siber uzay vasıtası ile kolaylaşmıştır. Toplulukların tespit edilen yapıları kullanılarak istenilen düzeyde sevk ve idare edilebilme sonucuna ulaşılmaktadır.
Hukuk Dışı Uygulama
Hibrit savaşta meşru ve nizami silahlı kuvvetler kullanıldığı gibi gayrimeşru ve gayrinizamî kuvvetler de kullanılmaktadır. Konvansiyonel silahlı düzenli güçlerle gayri nizami silahlı güçler, yıkıcı bölücü terör unsurları ve sivil siyasi gruplarla, her seviyede emsali görülmemiş iş ve güç birliği yapıldığı görülmektedir. Siber uzay gibi devamlı gelişen sivil alt yapıya sahip teknoloji askeri alanda kullanılmaya başlanmıştır. Gayrinizamî ve gayrimeşru güçlerle nizami kuvvetlerin savaşında üstünlük, gayrinizamî güçlerden yana olmaktadır. Nizami bir ordunun emir ve komuta ile sınırlı ve nizami olarak hareket etmesi karşısında, merkezi emir komutaya bağlı olmayan bir yapılanmanın daha atak avantajı vardır. Terörizmin bitirilemeyişinin nedenlerinden biri bu farklılıktır. Hibrit savaşta konvansiyonel kuvvetler değil, taşeron silahlı terör örgütleri kullanılmaktadır. Savaş böylelikle uluslar arası hukuk bakımından savaşan güçlerin gizlenmesini sağlamaktadır. Böylece gizli bir gücü taşeron olarak kullanan meşru güç kendini “müttefik” ve “vekâlet” kelimeleri ile de gizlemiştir. Hibrit savaş ile uluslararası hukuk düzenlemesi çalışmalarında henüz yeterli düzeyde bir çalışma yapılmamıştır.
Hukuki temelden yoksun hibrit savaş siyasetten bağımsız değildir. Bütün savaşlar siyasetin kullandığı araç ve argümanların değişiminden ibarettir. Uluslar arası hukukta hibrit savaş kavramı ile alakalı bir tanımlama yoktur. Uluslar arası ilişkileri düzenleyen siyasettir. Savaş siyasetten bağımsız olmadığından, savaşı düzenleyen hukuk da siyasetin içinde yer almak mecburiyetindedir.
Savaşta insanlar yaralanarak sakat kalırlar veya ölürler. Savaştan geri kalanların hayatları zorlaşır ve işkenceye dönüşebilir. Netice itibariyle savaş, şiddet kullanma işidir. Şiddeti hukuk alanında tanımlamak, meşru kullanımını belirlemek, meşru şiddetin toplum tarafından hangi ölçülerde kabul görebileceği konuları belirsizdir. Savaş hukuku daima egemen toplumun istekleri doğrultusunda oluşturulmuş anlaşmalarla sonuçlanmıştır. Savaş sonrası oluşturulan hukuka aykırılık yine meşru savaş sebebi olarak ortaya çıkmaktadır.
Hibrit savaşın esasını, taktik olarak konvansiyonel gücün (devletin meşru gücü) savaş içerisinde kullanılmadığı anlarda, bu savaş için kullanılan araç ve taktikler oluşturmaktadır. Kullanılan bu araç ve taktikler saldırıda bulunulan devletin konvansiyonel savaşlarda göz önüne alınan uluslar arası savaş hukukunu, düzenli ordusunu ve ordusu için oluşturulan stratejisini, ikili ittifak ilişkilerini ve uluslararası ilişkilerin üst kuruluşu olan Birleşmiş Milletler teşkilatının uygulayabileceği yaptırımları, büyük nispette engellemektedir. Bu kamuflajın asıl nedeni ise iki devlet arasındaki savaş durumunun ilan edilmiş bir konvansiyonel savaş değil, hibrit savaş olarak kurgulanmış olmasıdır.
Bu süreçte kullanılan savaş araçlarının esnek kullanımından dolayı kiminle savaşıldığı açık olarak ortaya çıkmamaktadır. Hibrit stratejinin en önemli unsurlarından biri, düşman devlet sınırları içerisindeki ayrılıkçı yıkıcı, muhalif unsurların ve örgütlerin desteklenmesi, ya da desteklenecek bir ayrılıkçı, yıkıcı, muhalif örgütün oluşturulmasıdır. Stratejinin ikinci önemli unsuru ise ayrılıkçı, muhalif örgüt ve unsurların ağırlıklı olarak bulunduğu bölgeye, tespit edilemeyecek şekilde özel kuvvetlerin (ajanların) sevk edilmesidir. Bu özel operasyon kuvvetlerinin yönetimi altında ayrılıkçı, yıkıcı, muhalif örgütlerin ve oluşumların (illegal) sevk ve idaresini elde ederek, istenilen hedeflerin ele geçirilmesi için yönetilmesi ise hibrit savaşın stratejik boyutudur.

Terörizm
Hibrit savaşını kullanmaya karar vermiş olan güç, terör örgütlerini de bir savaş makinesi olarak kullanmaktadır. Terör örgütleri savaş içinde üslendikleri vekâlet görevlerini tamamladıktan sonra ortadan kaldırılır veya farklı bir kılıf içine alınır. (Örnek olarak İŞID’ın kurulması.) Terör örgütü gayrimeşru bir güç olduğundan konvansiyonel yapının kabullenmediği bir teşkilattır. Terör örgütünü kullanan bir devlet bunu gizli olarak yapmaktadır. Görevini tamamlayan örgütün veya teröristin yok edilmesine örnek Usame Bin Laden gösterilebilir. Usame Bin Laden Afganistan savaşında vekâleten görev yaptıktan sonra, onu kullanan güç tarafından tehlikeli bir terörist olarak ilan edilmiş ve yakalanıp öldürüldüğü ilan edilmiştir. Hibrit savaşta kullanılan gayrimeşru kuvvetler, vekâlet savaşı bittikten sonra savaşı yöneten devlet tarafından görevi sona eren örgüt cezalandırılarak ortadan kaldırılır. Böylece meşru olan yeni bir yönetim kurulmuş olur. Cezalandırıcı güç bu suretle kendinin haklı ve meşru güç olarak tanınmasını sağlamış olur.
Bazen, gayrinizamî savaşta kullanılan terör örgütleri görevlerini yapıp yok edildikten sonra bakiyeleri temizlenemez veya temizlenmez. Özellikle lider kadrosundan arta kalanlar, liderler ortadan kaldırılmaz. Bunlar muhafaza altına alınırlar ve daha sonraki operasyonlara hazırlanırlar. Terörist olarak yetiştirilmiş, birçok operasyonda denenmiş, etkili ve başarılı bu terör malzemesini imal etmek, yetiştirmek kolay değildir. Toplumlarda liderler enderdir. Liderlik yapay bir üretim değildir. Hibrit savaşın liderleri daha sonra da kullanılmak üzere muhafaza edilmelidir. (örnek olarak Abdullah Öcalan’ın muhafazası). Bazen işlediği suç sebebi ile tutuklanıp mahkumiyet alan kişilerin şartlı tahliye ile, belli hedefleri yok etmede kullanılabilecek hazır, eğitilmiş bir hibrit silahı olarak görevlendirilmesi de mümkündür. Bu görevlendirme birçok yönleri bakımından hukuki bir temelden yoksun olduğundan gizlenmek suretiyle yapılmaktadır. Bu gayrimeşru gücü kullananların, gayrimeşru işi yapanların yakalanması halinde onlara sahiplenmezler, hatta cezalandırırlar.
Sürekli Kaos
Hibrit savaş taktiklerinden biri de devletin ele geçirilmesinden önce ülke genelinde kaos çıkarmaktır. Kaosun hedefi iktidardaki siyasi güçtür. Toplumun huzursuzluğunun sorumlusu olarak iktidarda bulunanları göstermek ve buna karşı eylem planları yapmak arka plandaki örtülü gücün görevidir. Bu uğurda sosyal argümanlar ve vasıtalar kullanılır. Bir işgalci devletin, diğer bir devleti yok etme planında kullandığı savaş taktiği konvansiyonel bir savaş ilanı ile değil, Hibrit metotla oluşturulan güçlerin sevk ve idaresi ile olmaktadır. Müdahaleci devlet kendi silahlı güçlerini değil, kendi adına müttefik terör örgütlerinin vekâleten savaşan güçlerini arka plandan yönetip kullanmaktadır. Buna “müttefik kullanma stratejisi” denilmektedir. Bu savaş tarzında düzenli ordular değil, dijital ve sivil savaş malzemeleri kullanılmaktadır. Hibrit savaşın malzemesi olduğunu bilemeden “amaca hizmet eden” binlerce kitleler vardır.
Kaosun hedefi; halkı problemler içinde kıvranır hale getirmek, bıktırıcı ve acı verici sosyal girdaplara sürüklemek üzere kargaşa ortamı oluşturmak temel hedef olmuştur. Hedefteki ülkede ihtilallar ve örtülü operasyonlar ile renkli devrimler yapılmak üzere kaos meydana getirilir. Sendikalar, dernekler gibi sivil toplum örgütlerine eylem yaptırılır. İşçi hakları, geçim sıkıntıları grevlerin gerekçeleri olarak ortaya atılır. Sosyal ve ekonomik sıkıntılar ülkede kaos oluşturmak, kanlı eylemler yaptırmak için önemli nedenlerdir.
Ekonomik ve sosyal problemler çekilmez hale geldiği zaman, tıpkı doğum öncesi çekilenler gibi, acı ve ızdırabın zirvede olduğu zaman bir kahraman kurtarıcı ortaya çıkar ve her şeyi düzelteceğini kabul ettirir. Türkiye’deki her askeri darbe öncesinde milletin içine düştüğü siyasi kaos ortamı bunun en bariz örnekleridir. Millet ızdırap içinde inlerken, ortaya çıkan kurtarıcılar baş tacı edilir, kurtarıcıları kucaklayarak derin bir nefes alınır. Bunun arkasından, her kaosun ardışığı olarak yeni düzen kurulur, anayasa ve yasalar değiştirilir. 15 Temmuz darbe teşebbüsü başarılı olsaydı kendi siyasi ve hukuki düzenini kuracaktı. Sonuçta bu kaostan istifade etmek suretiyle 15 Temmuz darbe teşebbüsünü önlemiş(?) kahraman(?) olarak mevcut iktidar, yeni düzenini kurmak üzere anayasayı değiştirmeye adım atmıştır. Zihinlerin bulandırıldığı, çözümsüzlüklerin kol gezdiği bir ortam oluşturulmuş, kurtuluş reçetesi “evet – hayır” çekişmesine indirgenmiştir. Kaosun önlenmesi neticesinde rejim değişiklikleri bile gündeme gelebilmektedir.

16 Nisan Oylaması ülkedeki kaos ortamını değiştirmeye yönelik bir çalışma değildir. Aksine siyasi kaosun yeni boyutlarla devam etmesini körükleyecek bir çalışmadır. Egemen güç istediği reformları yapma konusunda muzaffer konumunu kullanmıştır. Bu çalışmaya karşı muhalefet edecek bir gücün ortaya çıkmasına da müsaade etmemiştir. Egemen güç, aleyhine gelişecek hiçbir oluşuma fırsat vermeyerek iktidarda kalmayı sürdürmüştür. İktidarı zora düşürecek hiçbir oluşuma, çalışmaya imkân vermemek için her türlü meşru veya gayrimeşru tedbir alınmıştır.
Kamuflaj
Hibrit savaşın en önemli unsurlarından biri terör örgütleridir. Terör örgütleri uluslar arası hukukta bütün insanlığın düşmanı olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle hiçbir ülke terör örgütünü himayesi altına alma hakkına sahip değildir. Böyle bir yapılanma o ülkeye karşı Birleşmiş Milleteler teşkilatınca savaş kararı almaya yeterli bir delil olarak kabul edilmiştir. Bundan dolayı savaşan terör gruplarına yardım ve yataklık yapmak da savaş sebebidir. Bütün bunlara rağmen terör örgütleri savaş malzemeleri bulmakta, gizli(?) olarak silahlanabilmektedir. Terör örgütleri varlıklarını devam ettirecek ve arka planda gizlenen bir devlet gücünü daima bulabilmişlerdir. Diğer bir ifade ile gayri nizami savaş içinde bulunan devletler hibrit savaşlarını sürdürebilecek bir terör örgütünü himayesine almışlardır. Bu gün Suriye ve Irak’ta bir savaş vardır. Bu savaşın tarafları ortada görünmemektedir. Görünürde savaşan güçler IŞİD, PYD, DEAŞ vb. diye adlandırılan ve silahlandırmış terör örgütleridir. Asıl savaşan güçler arka planda gizlenmektedir.
Son dönemlerin en güçlü terör silahı olarak seçilen ideolojik akımın İslam Dini olduğu dikkati çekmektedir. İslam Dininin esaslarında terör olmadığı halde İslam neden terörizmde kullanılmaktadır? İslam akaidinde insanların inandıkları zaman ne kadar güçlü bir silah haline dönüştükleri tarih boyunca görülmüştür. İslam akaidinin yanlış bir öğreti haline dönüştürülüp, dinin temellerini sarsacak boyutta farklı yorumlarla bölünme ve parçalanmaya neden olan, insan aklının ürettiği o kadar büyük akımlar ortaya çıkmıştır ki, asırlarla yoğrulmuş tarih birikimi bunun şahididir. Mezhepler tarihi, İslam inancını kabul eden toplulukların, bu parçalanmayı ortadan kaldıran barış dünyasının nasıl kurulduğunun şahididir. Farklılıkları sulha ve kardeşliğe dönüştüren İslam inancının bu eşsiz, devasa mucizesi yanında, farklılıkları düşmanlığa dönüştüren, İslam ile alakası olmayan ama onun adını kullanan terörizm mimarlarının malzemesi olmaktan kurtulamayan Müslümanların en acı verici sonuçları ile karşı karşıya bulunmaktayız.
600 yıl boyunca İslam’ın sancaktarlığını yapmış olan Türk Milletinin varlığını yok etme planı karşısında, mücadeleden vazgeçmeyen milletimizin yok edilmesi planlarında düşmanların geri adım atmadıkları unutulmamalıdır. Konvansiyonel savaş usulleri ile Türk devletini ve milletini yok etmek mümkün değildir. İslam’ın dünyaya bakış akidesi ile yıkılmaz bir iman haline gelmiş bir sistemi yok etmek için daha sinsi planlar kurmak gerektiği tespit edilmiş. Bu gün “hibrit savaş” diye adlandırılan savaş taktikleri aslında insanlık tarihi kadar eskidir. Yeni olan bu savaşı yöneten imkân ve vasıtaların gelişmiş ve değişmiş olmasıdır. Bu değişim ve gelişmeler bir insan ömrüne sığmayacak kadar büyük ve geniş kapsamlıdır. Bu devasa gelişme karşısında olayları fark eden büyük davayı ömrüne sığdırabilen deha liderler azdır. Tarihimizde 2. Dünya savaşından sonra başlatılan ve dünyayı idare etme planı çerçevesinde geliştirilen emperyalist planları parçalayan bir ses 1960 ihtilalı sonrasında Türkiye’de yankılandı. “Emperyalizmin beyni Siyonizm’dir.” çağrısı uyuyan beyinlere bir ok gibi saplanan asrın ideolojik, fikir bombası ile beyinlerdeki asılsız, çürümüş putları yıkan sesin sahibi Aykut Edibali yeni bir aydınlık çağı müjdeliyordu. Bu ses çağımızın en büyük hibrit kurgusu, komünizm, kapitalizm, Marksizm, emperyalizm kavramları arkasındaki sinsi yıkıcı ideolojik yapıyı bütün çıplaklığı ile gözler önüne sermiş, başlattığı Mücadele Birliği hareketi ile hezimete uğratmıştır. “öğrenci hareketleri” olarak hafife alınan vatan bölme hareketlerini 30 yıllık bir direniş mücadelesi ile, Yeniden Milli Mücadele ile yok etmiştir.
Ekonomik Yıkılış
Bir milletin yok edilmesi planında ekonomik argümanlar da kullanılmaktadır. Ülkeyi ele geçirmeden veya parçalamadan önce zayıflatmak, ekonomik sömürge haline getirmek üzere uzun soluklu ekonomik planlar yapılmaktadır. Ekonominin küresel güçleri tarafından finanse edilen “ekonomik tetikçiler” ülke ekonomisini yöneten güçleri arzu edilen hedeflere doğru kararlar almaya sinsice ikna etmekle görevlidirler. Böylece ülke küresel ekonominin sömürgesi haline dönüşmüş ve

yıkıma hazırlanmış olacaktır. Bu bağlamda Türkiye ekonomisini yok etmek üzere Avrupa Birliği çalışmaları kapsamında 1960 lı yıllarda ortaya atılan “Ortak Pazar” anlaşmalarının felaketini haber veren, “Ortak Pazar millete mezar” diyerek haykıran, Mücadele Birliğinin gür sesi Sayın Aykut Edibali olmuştur.
Hibrit savaşın en önemli özelliklerinden birisi “sinsi ve gizli” yaklaşımdır. Bu sayede savaşı yöneten güç kendisini kamufle etmiş olur. Konvansiyonel savaşlar bir satranç oyununa benzetilirse hibrit savaşın karşılığı poker oyununa benzer. Satrançta bütün hamleler ve kurallar açıktır. Oyunu kazanmak için ihtimaller hesaplanıp, kayıp ve kazançlar ölçülerek hareket planı yapılır. Hâlbuki poker oyunu baştan sona bir aldatma stratejisine dayanır. Pokerde durum ne olursa olsun, önemli olan rakip oyuncuya karşı elinin güçlü olduğu imajını vermektir. Amaç zayıf olduğu halde rakibini “pes” ettirmek ve oyunu kazanmaktır. Hibrit savaşın temeli hile ve aldatmaya indirgenebilir. Genel stratejiye örnek olarak 2006 yılında Lübnan savaşında Hizbullah’ın kullandığı strateji gösterilmiştir.
Türkiye parçalanma stratejisi içinde hibrit kuşatma altında bulunmaktadır. Hibrit savaşın bütün taktiklerinin adice uygulanmaya çalışıldığı bir arenada bulunmaktayız. Ülkenin içinde bulunduğu siyasi kaos ortamının bir savaş hali olarak kabul edilmediği müddetçe verilen çabalar sonuç vermeyecektir. Bu hileli, sinsi savaş haline yeteri kadar hazırlık yapılmadığı, bilişim teknolojisinde geri kalmışlık, siber saldırılara yeteri kadar cevap verilemeyişi, uluslar arası siber ilişkilerde teknoloji eksikliği vatan savunmasındaki zaafları acımasız bir şekilde gözler önüne sermektedir. Vatan savunmasını üstlenecek yeteri kadar silahlı güç, eğitilmiş kadroların tırpanlanmasını, kendini ve dünyayı tanıyan özelliklere sahip vatan evladından mahrum hale sürüklenmeyi durdurmadığınız zaman; Muhteşem Türkiye idealinde belirlenen, Türk milletinin ideallerinin değişmez devlet politikası halinde anayasada yer almadığı sürece, küresel güç olmak, küresel lider ülke olmak hayal bile edilemeyecektir. (Devam edecek) Bayrak Dergisi s: 1310
H. Ali Özdemir

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Hacı Ali ÖZDEMİR
Yorum Yaz