Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0.53
BIST 1,565
%-0.03
Dolar 7.46
%0.10
Euro 9.07
%0.42
Altın 443.55
REKLAM

ISLAHATÇI DEMOKRASİ PARTİSİNİN MİSYONU

72 defa okundu kategorisinde, 20 Eyl 2020 - 21:56 tarihinde yayınlandı

ISLAHATÇI DEMOKRASİ PARTİSİNİN MİSYONU

Nurettin Dursun

Islahatçı Demokrasi Partisi Türk siyasetine istikamet vermek için kurulan bir partidir. Bir başka ifadeyle Türk siyasetine eskortluk yapan bir partidir. Islahatçı Demokrasi Partisi diğer kitle partileri gibi İktidara gitmek için kurulan bir parti değildir.

Soğuk savaş döneminde genelde liberal ve sol partilerin iktidar yolu açıktı.1989 sonrası değişen dünya konjonktürü doğrultusunda yani Berlin Duvarı’nın yıkılması ile birlikte yerli, milli ve dini düşünceler önündeki engeller kalktı. Fakat dini ve milli partilerin iktidara giden yolu kapalıydı. Bir kısım siyasal partiler Atatürk, laiklik, demokrasi ve cumhuriyetle problemliydi. Dinden referans aldıklarını söyleyen partiler kadınları sosyal ve siyasi faaliyetlerin dışında tutuyorlardı.

İşte tam bu noktada kurulan Islahatçı Demokrasi Partisi dinden referans aldıklarını söyleyen partilere ciddi anlamda rehberlik yaptı. Dindar kesimin Atatürk, laiklik, cumhuriyet ve demokrasi ile barışmasını sağladı. Islahatçı Demokrasi Partisi milliyetçiliği ırkçı temellerden uzaklaştırarak bu kavrama insani, milli ve İslami bir öz kazandırdı.

Islahatçı Demokrasi Partisi Bilge Erol ve benzeri bazı bayanlarì transfer edince diğer partiler için yol gösterici bir örnek oldu. Örneğin Refah Partisi bu uygulamadan cesaret alarak Nazlı Ilıcak ve benzeri bayanları saflarına çekerek bayanların sosyal, siyasal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını sağladı.

O zamana kadar solcuların Atatürk’ü putlaştırmalarına karşılık dindar kesim de onu din düşmanı olarak gösteriyorlardı. Laiklik, demokrasi ve cumhuriyet sistemini tağuti bir düzen olarak görüyor ve bu doğrultuda propagandasını yapmaya çalışıyorlardı. Rahmetli Erbakan daha sonra yaptığı bir açıklama ile eğer Atatürk sağ olsaydı, Refah Partisine yani kendi partisine gidebileceğini söylemişti.

İşte bu durum yerli, milli ve dinden referans aldıklarını söyleyen partilerin iktidara gitmesini ciddi olarak engelliyordu. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin darbe bildirilerinde dindar kesim sürekli tehlike olarak gösteriliyordu. Özellikle dindar kesim ordu ile yukarıda anlatılan düşüncelerinden dolayı ciddi problemler yaşıyordu. Mücadele Birliği döneminde geliştirilen çok güzel bir slogan vardı. “Ordu millet elele.” Bu slogan doğrultusunda yapılan çalışmalar ordu ile milletin kaynaşmasını ve kucaklaşmasını sağladı. Bugünkü iktidarın altyapısını oluşturan bu çalışmalardı. Bu çalışmaları olmasaydı AK Parti’nin iktidara gitmesi mümkün değildi.

Kısaca Islahatçı Demokrasi Partisi bir dozer gibi dindar, yerli ve milli düşünen kesimin önünde duran kayaları devirerek bu kesimin iktidara gitmesini sağladı. Bundan dolayı Islahatçı Demokrasi Partisi’ne bütün siyasi partilerin minnet borçları vardır. Bilinmelidir ki siyasal partilerin ve özellikle liderlerinin özgür iradeleri yoktur. Siyasal partilerin asıl sahibi Müesses Nizamdìr. Kendilerine çizilen çerçevenin dışına çıkamazlar. Dolayısıyla kitlelerin bunlardan fazla bir beklentisi olmamalıdır. Konjonktürel değişme göre iktidar partilerinin yolu açılır veya kısılır. Hislerinden, duygularından uzak aklın rehberliğinde olayları değerlendirenlerin varacağı nokta budur.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Nurettin DURSUN
Yorum Yaz