Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%1.06
BIST 1,205
%-0.50
Dolar 7.89
%0.07
Euro 9.30
%-0.17
Altın 483.76
REKLAM

MİLLİ İKTİDAR

15 defa okundu kategorisinde, 31 Tem 2019 - 22:20 tarihinde yayınlandı

MİLLİ İKTİDAR

Hacı Ali Özdemir

yalova son dakika,
afyon haberleri,
denizli haberleri
manisa haberleri

​Milli ızdırabı dindirmek, milletin meselelerini çözmek için bir insanın gücü ve imkanı yetmez. Milli meselelerin çözüm yollarını tespit etmek ilk iştir. Bir fikir, bir proje ne kadar doğru ve ne kadar haklı, ne kadar isabetli olursa olsun hayat haline gelmedikçe, yaşanır hale gelmedikçe kıymeti yoktur. Toplumdaki ahlakı güzelleştirmek, hayatı ıslah etmek, güzel amel ve hareketlerde bulunmak takdir edilecek güzel işlerdendir. Bütün bu fikir ve düşünceler, ıslah çalışmaları milli iktidara yürüyüş yolunda değilse gereksiz bir meşguliyettir. Bütün bu hayırlı ve güzel işler milli iktidara gelme ulvi hedefi yanında daima küçük ve yetersiz kalmaya mahkûmdur ve milli ızdırabı dindiremez. Haklı ve doğru fikirler yeteri kadar maddi ve beşeri güçle desteklenmediği sürece başarı ve iktidar olma şansından mahrumdur. Milli iktidara giden siyasi çalışmanın motoru ise siyasi partilerdir.
​Ahlakı mükemmelleştirmek, toplumun hayatını ıslah etmek gibi güzel ameller yapabilmek için insanlar bir araya gelerek dernek ve vakıf gibi sivil toplum organizasyonları kurmaktadırlar. Sivil toplum organları yaptıkları işler dolayısı ile siyasi çalışmalarda bulunamazlar. Hukuki düzenlemeler de umumiyetle bu şekildedir. Bazı ülkelerde (ABD gibi) yasal mevzuatta siyasetle ilgilenen dernek ve vakıflar kurulabilmektedir. Bu tür kuruluşlar seçim zamanlarında destekledikleri siyasi parti için faaliyette de bulunmakta, maddi yardımlar da yapmaktadır. Bizim ülkemizde yasal mevzuat buna izin vermez. Buna rağmen Türk tarihinde vakıf kuruluşları önemli bir yer tutar. Esas itibari ile sivil toplum kuruluşları siyasi iktidarın devamında toplumun ıslahı çalışmaları için önemli bir destektir. Siyaset dışında kalmış, ülkesi için faydalı işler yapmak isteyen insanların bu çabalarını düzenlemek için sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerine izin verilmektedir. Yasal olmadığı halde siyaset yapan sivil toplum kuruluşlarının üyeleri bir süre sonra bu uygulamanın esiri olmaktadırlar. Mensubu olduğu sivil toplum kuruluşu siyasetin bir numaralı ortağı haline gelmektedir. Takiyye diye adlandırılan uygulamada ikiyüzlü kimlik oluşmakta, insanlar gerçekçilikten ve doğruluktan uzaklaşmaktadırlar. İki yüzlülük hayat haline gelince örgütün kimliği yasal olmadığı için illegal örgüt konumuna düşmektedir. Bu suretle hukuk çiğnenmekte, adalet yok olmaktadır. FETÖ ile AKP ilişkileri bunun en açık örneğidir.
​ Bir sivil toplum kuruluşu gerçekten toplumun ıslahında faydalı işler yapmış ise bunun çalışmalarına devlet desteği de gelmektedir. Dernek veya vakıf yönetimlerinin belli bir zaman içinde ( 5 yıl) yürüttükleri faaliyetler bakanlar kurulunda görüşülerek “faydalı dernek” statüsü kazanmasına karar verilebilmektedir. Faydalı dernek statüsü kazanmış kuruluşlara her yıl bütçeden ödenek ayrılarak devlet desteği verilmekte, vergi muafiyeti kazandırılmaktadır. Faydalı dernek statüsü kazanmış kuruluşlara yapılan yardım ve bağışlar “gider” olarak vergiden düşülmektedir. Bu durumda sivil toplum örgütlenmesinin istismara açık bir sistem olduğu düşünülmektedir.
​Varlığını devam ettirmek isteyen, daha güçlü bir sivil toplum kuruluşu olmak isteyen örgüt iktidarda bulunan siyasi partiye faydalı olma yolunu seçecektir. Bunu değerlendiren iktidar kendisine ne kadar fayda sağlayıp sağlamadığına bakacaktır. Sivil toplum kuruluşlarının denetimi devlet tarafından yapıldığı için, örgüt yönetiminin çalışmalarını buna göre düzenledikleri bilinmektedir. Bu duruma göre “siyasetle ilgilenmiyorum” diyen sivil toplum kuruluşları yalan söylemektedir.
​Topluma faydalı çalışmalar yaparak insan ve cemiyetlerin problemlerinin çözümünde iyi işler yapan kuruluşlar ülkeyi yönetenlerin bir numaralı yardımcısı olmaktadır. Güçlü bir sivil toplum kuruluşu siyasi parti nazarında iyi bir oy deposudur. Siyasetle sivil toplum kurumlarının ilişkileri illegal boyutta devam etmektedir. Siyaset yapma yasağı çiğnenmektedir. Yapılan çalışmaların hukuka uygun olması için düzenleme yapılması gerekmektedir. Sivil toplum kuruluşlarından siyaset yapma yasağı kaldırılmalıdır. Böylece ilişkiler hukuka uygun hale gelecektir.
H. Ali Özdemir

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Hacı Ali ÖZDEMİR
Yorum Yaz