DOLAR 9,61531.08%
EURO 11,23671.02%
ALTIN 553,381,55
BITCOIN 579910-3,45%
İstanbul
18°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

NE HALE GELDİK, NE YAPMALIYIZ?

ABONE OL
24 Kasım 2020 00:45
0

BEĞENDİM

ABONE OL

NE HALE GELDİK, NE YAPMALIYIZ?

22.11 2020 günü Libya’ya insani yardım götüren bir yük gemimizi Alman menşeli ve Yunan Komutanı olan bir firkateyn yolunu keserek içinde arama yapmış. Hem de sabaha kadar arama yapıldığı halde kimse müdahale etmemiş.

Uluslar arası sularda bir gemide arama yapılabilmesi için o geminin ülkesinin izni olması gerektiği halde ve gemi personeli tarafından bu Alman Menşeli Yunun Komutanlı kişilere iletildiği ve geminin yöneticileri tarafından itiraz edildiği halde Yunanlı komutanın emrindeki askerler gemiyi didik, didik aramaktan vazgeçmemişler.

Alman Askeri ve başlarında Yunan Komutan uluslar arası sularda izinsiz her hangi bir arama yapılmayacağını bilmez mi? Elbette bilir. Kendi başına böyle bir işe kalkışabilir mi Hayır! Kime güveniyor. Bindiği Alman gemisinin sahibine ve yanındakilere!

İrini operasyonu: BM’lerin Libya’ya silah ambargosu kararını denetlemek adına AB tarafından başlatılan bir operasyon olmakla birlikte; BM tanıdığı Libya Ulusal Hükümetinin aksine General Hafter’i destekleyen bir operasyona dönüşmüş durumda. Operasyonla Libya’ya silah ambargosunun denetlendiğine kimse inanmıyor. Hatta operasyon kendi içinde bölünmüş durumda.

“Türkiye İrini operasyonunun neresinde?” derseniz. Elbette ki, dışında.  “İrini Harekâtı” büyük oranda Türkiye karşıtı bir harekâttır. Türkiye AB ortağı olmadığı için Libya’dan da büyük oranda dışlanmış durumda. Ne yazık ki, Türkiye’nin Libya’dan da dışlandığı ve emeklerinin büyük oranda kaybı söz konusudur. Türkiye’nin kadim düşmanı Yunanistan ise arkasına aldığı AB güçlerini kullanarak Türkiye’ye zarar vermek için her türlü saldırıyı yapmaktan çekinmiyor.

Yunanistan Akdeniz’de Türkiye’ye muhalefetine ve saldırılarına devam ediyor. Her ne kadar saldırılar ve engellemeler son günlerde çok haber olmuyorsa da Yunanistan, Türkiye’yi her konuda rahatsız etmeye devam ediyor. Türkiye ise savunma mevkiinde.

Savaşta en güzel savunma saldırıdır. Boks maçında sadece kendini savunmayı strateji olarak kabul eden boksör nihayet maçın bir yerinde indirici yumruğu yer ve maçı kaybeder. Öyle ise sizde en az rakibiniz kadar saldıracaksınız. En azından boşluğunu yakalayarak o boşluktan saldırıya geçerek indirici yumruğunuzu vuracaksınız. Her halükarda saldırı savunmanın en etkili yöntemidir.

Yunanistan cürümüne bakmadan elindeki bütün imkânları, bütün elamanları kullanarak saldırıya devam ediyor. Bütün bu saldırılar karşısında Türkiye’nin dikkati dağılma noktasına gelmek üzere. Çünkü Türkiye’nin sorunu sadece Yunanistan değil. Türkiye bölgede etrafı düşmanları ile çevrilmiş bir tek dostu kalmamış bir ülke durumunda. Ne İran, tarih boyunca bize dost oldu, Ne Yunanla ittifak ettik, nede Rusya ile birlikte Azerbaycan ve sair konularda görüştüğümüz için bizim dostumuz sayılır. Bunların kafessi fırsat bulduğunda gözümüzü oyacak kadar bize bilenen milletlerdir.

Son zamanların gözde dostu(!) Rusya bizimle birlikte görüşerek Azerbaycan ile Ermenistan arsında ateşkesi sağladı. Doğrusu Ermenileri ölümden kurtardı, Karabağ’ın bir kısmının Ermenilere kalmasını temin etti. Ermenilerin çekilecekleri yerlerden çekilmesini temin edecekti lakin Ermeniler dün Yunanlıların bozguna uğrayıp kaçarken Anadolu’yu yakıp yıktıkları gibi terk etmek zorunda kaldıkları bütün bölgeyi yaşanılmaz/yaşanılamaz hale getirerek terk ediyor, kendilerine yakışını yaparak. İt itliğini elbette yapacak, sahibi de itine sahip çıkacak. Tıpkı Rusya’nın Ermeni’ye, ABD ve AB’nin de hem Yunan’a hem de Ermeni’ye sahip çıktıkları gibi. Gerek ABD ve AB gerekse Rusya her zaman ve her mekânda “Ermeni-Yunan ikiz kardeşlerini” hem korumuş, hem kollamıştır.

Libya’ya mal götüren gemi bir ABD gemisi olsaydı bu Yunan komutanlı Alman gemisi aramaya cüret edebilir miydi? Yine bugün AB üyesi olmayan İngiltere veya Rusya’nın  veya Çin’in gemisi olsaydı(!?) Elbette kimse el süremezdi. Sürmeyi bile düşünemezdi. Peki, Türkiye’nin gemisine el sürmeye cesaretin sebebi nedir?

Türkiye gemisinin Yunan komutanlı Alman firkateyni tarafından izinsiz arandığı öğrendiği andan itibaren ne yapmıştır? Bir üst paragraftaki sorunun cevabı burada yatmaktadır. İktidara bağlı haber kaynakları esip gürleseler de hemen pek bir şey yapılmamıştır. İşte bunun için birileri harimi namusumuza el sürmeye cüret etmektedirler.

Türkiye bu konuyu haber alır almaz eğer yetişebilecekse gemilerini hemen gönderip, hukuksuz saldırı yapanlara gerekli müdahale yapılarak; saldırının önlenmesi, giderilmesi, muhataplarına gerekli cevabın verilmesi gerekirdi. Türkiye, konunun, hukuksuzluğun, giderilmesi için, büyükelçiler nezdinde gerekli notaların verilmesi ve uluslar arası camiada ve BM nezdinde mesele ciddiyetle ele alınarak açıklamaların yapılması için gereken bütün tedbirler alınmalı, yapılması gerekenler yapılmalıdır.

Türkiye yapılan saldırılan karşısında öyle tedbirler almalı ve öyle tepkiler vermeli ki kimse Türkiye’nin hiçbir şeyine elini sürmeyi bile düşünmemelidir. Türkiye itilip kakılacak şamar oğlanı değildir, olmamalıdır.

 

Mustafa GÖKTEKİN

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.