Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%1.06
BIST 1,205
%-0.50
Dolar 7.89
%0.07
Euro 9.30
%-0.17
Altın 483.76
REKLAM

ÜSLUB-U BEYAN, AYNİYLE İNSAN…

8 defa okundu kategorisinde, 28 Tem 2019 - 17:33 tarihinde yayınlandı

ÜSLUB-U BEYAN, AYNİYLE İNSAN…

Fahrettin Dağlı

bolu son dakika,
artvin son dakika,
edirne son dakika,
aydın son dakika,

Birkaç gündür Mustafa İslamoğlu’nun bir beyanı üzerinden sosyal medyada fırtına estiriliyor. Bu tartışmayı vesile bilerek bugünümüzün önemli bir insani problemini ifade etmeye çalışayım.

Meseleyi sadece İslamoğlu üzerinden konuşup tartışmak bizi doğru bir sonuca ulaştırmaz ve doğru da değildir. Toplumda bir usul ve üslup problemi yaşanıyor. Ne yazık ki bu durum çok geniş bir kesimi ilgilendiriyor. Bu dönemin en önemli alameti farikası da bu olsa gerek. Ne yazık ki, toplumun haleti ruhiyesi ile birlikte ağzı da bozulmuş. Konuşmanın, yazmanın şehvetine kapılıp dillerine geleni çekinmeksizin ifade ediyor ve yazıyorlar.

Malum o meşhur ifade; “En nâsu alâ dini mülûkihim: “İnsanlar yöneticilerinin dini üzeredir”, başka bir deyişle “halk padişahın dinindendir”. Yani, iktidarın yaslandığı zihniyet … Her gün insanınıza yüksek perdeden bağırıp, çağırıp hat bildirirseniz, hakaret ederseniz bunun alta doğru yansımaları oluyor.

Din alanı ise insanların daha dikkatli, daha itinalı konuşmaları gereken bir alan. Konuya vukufiyetiniz ne olursa olsan ilim adamına düşen sorumluluk, tevazuyu, nezaketi ve nezaheti korumaktır. Ne yazık ki, sadece İslamoğlu değil ve sadece bu örnek de değil; burada isimlerini anmayacağım onlarca ilahiyatçı biliyorum ki, sözlerinde hiç de ölçüye riayet etmiyorlar. Malum, ‘ne konuştuğunuzdan çok muhatabınızın ne anladığı’ önemlidir. Toplumda nasıl bir karşılık bulduğu önemlidir. Toplumsal sorumluluk bunu gerektirir.

Acizane bu vesileyle bir kanaatimi daha paylaşmış olayım;Sahip olunan her nimet sorumluluk gerektirir. İlim nimeti de böyle bir şeydir. Bildiklerinizin şehvetine kapılıp, verenin Allah olduğu gerçeğini ihmal ederseniz Allah’ın yardım ve inayeti üzerinizden kalkar; öyle fahiş yanlışlar, üslupsuzluklar ederseniz ki, bir süre sonra hatırladığınızda yüzünüz kızarır. İşte bu tür durumlarda hemen kendinize gelip Rabbinizden af ve mağfiret dilerseniz kendinizi yeniden tashih etme imkanı bulabilirsiniz. Yok, aynı anlayış üzerinde inatla devam ederseniz bir gün görürsünüz ki, sizden ilmin usaresi gitmiş, sadece cürufu kalmıştır. Bu durumdan Allah’a sığınırız.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Fahrettin DAĞLI
Yorum Yaz