Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%1.06
BIST 1,205
%-0.50
Dolar 7.89
%0.07
Euro 9.30
%-0.17
Altın 483.76
REKLAM

YAPAMAYIP DÖNENLER

17 defa okundu kategorisinde, 02 Ağu 2019 - 19:21 tarihinde yayınlandı

YAPAMAYIP DÖNENLER

Beğenmeyip gelen gençlerin yanında bir de bu vardır.
Zaman zaman duyarız.
Amerika’daki tahsil, ihtisas bitince Türkiye’ye kesin dönüş yapar kimileri. Orta yaşlarına merdiven dayamışlardır. Aradan bir iki yıl geçer. Geri dönerler. Hayrola dersiniz, ne oldu?
Yapamadık!
Neyi yapamamışlardır? Nedir yapamadıkları? Ne yapmayı bekliyorlardı da yapamamışlardır?
Birkaç yıl Amerika’da oturmakla vatana yabancılaşıldı mı? Birkaç yıl Amerika’da oturmakla Amerikalılaşıldı da, Türkiye yadırganır mı oldu?
İşte derler, iş çevresine uyum sağlayamadık, falan filan…
Yapamayıp döndük!
Yapamayıp döndüler.
Bu cümleyi duyduğumda ayıplarım. Bana şımarıklık gibi gelir bu!
Sonra konu olan aileye baktığımda hep görürüm ki eşlerden biri ya yabancı, ya da Türk ama Amerika’da doğup büyümüş biri. Ve “yapamayan” asıl o! O “yapamadığı” için aile cümbür cemaat geriye geliyor.
Yoksa birkaç yıl Amerika’da tahsil gördükten, hatta çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönüp de “yapamamak” aklın alacağı iş değildir. Elbette bazı şeyler gözünüze batar. “Yeni Dünya”yı görmüşsünüzdür ya, bilgiç bilgiç “Eski Dünya”nın kimi hallerini tenkit etmeye, öteki taraf ile kıyaslamaya başlarsınız. Normaldir!
Ama pekalâ ”yaparsınız”!
Meselâ;
Memleketimizde marketlerdeki kasiyer genç kızların yüzlerinden düşenin bin parça oluşuna, müşteriye selâm vermemelerine; kapılarda, merdivenlerde, asansörlerde, duraklarda karşılaşan insanların birbirlerine hiç gülümsememelerine şaşarsınız. Orda böyle değil, dersiniz.
Geçiş üstünlüğünün arabalarda olmasını; trafik işareti olmayan yollarda, köşebaşlarında, park yeri, garaj, vesaire giriş çıkışlarında, hatta yaya geçidi çizgisi olan yerlerde bile daima önceliğin arabalarda olmasını, motorsiklet ve bisiklet dahil bütün taşıtların yayaların üstüne üstüne yürümesini yadırgarsınız.
Trafikte kırmızı ışığın “dur” mânâsına geldiğini bilmeyenleri görünce, emniyet şeridinin âcil durumlarda kullanılmak üzere ayrılmış olduğunu umursamayıp, trafikte sıkışmış yüzlerce arabanın canı burnunun ucuna gelmiş sürücülerine “nanik” yaparak oradan vınlayıp gidenleri görünce hayal kırıklığına uğrarsınız.
Köpeğini sokaklarda tasmasını açıp salıvererek gezdirenlere, korkup sakınanlara da “birşey yapmaz, birşey yapmaz” deyip sırıtanlara öfkelenirsiniz. En mutenâ semtlerdeki parklarda, yürüyüş yollarında insana basacak yer bırakmayan köpek pisliklerinden iğrenirsiniz. Pisliği orada öylece bırakan, elinde bir torba hazır bulundurup ona doldurarak çöpe atmayı akıl etmeyenlere kızarsınız.
Parklarda, sahillerde gezinenlerin, banklarda oturanların kabak çekirdeği, ay çekirdeği çitleyip kabukları ağızlarında dışarı fırlatmalarını, etraflarında, peşlerinde bir çekirdek çöplüğü oluşturmalarını ayıplarsınız.
Ama “yaparsınız”!
Bunların hiçbiri “yapamayıp dönmeye” sebep değildir. Bütün tenkitleriniz, şaşkınlıklarınız, kınamalarınız, kızmalarınız bir yana vatanla aranızda öyle bağlar vardır ki, ne olursa olsun, ayrılık ne kadar sürerse sürsün oraya gittiğinizde “yaparsınız”! Çünkü, işin aslı şudur ki:
Çok sürse ayrılık, aradan geçse çok sene,
Biz sende olmasak bile, sen bizdesin gene.*

Çünkü oradan gelmişsinizdir. Orayı içinden tanırsınız. O toprağın mayası ile yoğrulmuşsunuzdur. Bir kere yoğrulduktan sonra başka başka fırınlarda pişseniz bile içinizde kabaran o mayadır.
Ama oralı değilseniz yapamayabilirsiniz.
Vatan, mayası ile yoğrulduğunuz yerdir; mayası ile yoğrulmadığınız yerden yapamayıp dönebilirsiniz.

———-
*Yahya Kemal Beyatlı

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Ayşe G. Tunceroğlu
Yorum Yaz