Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0.61
BIST 1,213
%-0.03
Dolar 7.88
%0.44
Euro 9.32
%0.26
Altın 483.55
REKLAM

YENİDEN MÜSLÜMAN OLMALIYIZ

15 defa okundu kategorisinde, 30 Mar 2020 - 01:25 tarihinde yayınlandı

YENİDEN MÜSLÜMAN OLMALIYIZ
Nurettin  Dursun

Bugün insanlık bir virüsün tehdidi altında kıvranıyor. Allah Kur’an-ı Kerim’de başınıza her gelen musibet sizdendir buyuruyor. Bu noktada muhasebe yapmakta ciddi anlamda fayda var.

İnsanlık gücü, iktidarı ilahlaştırdı. Hatta peygamberlerini ilahlaştırdı. Tevbe suresinde Allah bu noktaya dikkat çekiyor. Üzeyir’in, Mesih İsa’nın ve din adamlarının Rableştirildiğinden söz ediyor. Yeryüzü adaletsizlikle çalkalanıyor. Zulüm gerçekten arşa direk olmuştur. İslam coğrafyası perişan bir vaziyet arz ediyor. Yeryüzünde işlenen zulümler neredeyse islam coğrafyasında cereyan ediyor.

Bütün bunlara rağmen İslam dünyası tam bir uyku halinde. Müslümanların üzerine atılan bombalar bile uyanmalarına yetmiyor. Müslüman milletlerin aydınları ve alimleri onlardan pek farkı yok. Bunlar dinden beslenen tüccarlara dönüştüler. Peşleinden gittikleri, destekledikleri mezhepleri, müçtehitleri, tarikat ve cemaatleri, şeyh ve cemaat önderlerini put haline getirdiler. Hatta siyasi parti liderlerini buna eklemek mümkün. Müslümanların niyetleri peşlerinden gittikleri insanları putlaştırmak olmasa bile onların yanlış yapmaz olduklarını kabul ederek adeta putlaştırmaktadırlar. Tarikatlar, cemaatler, dernekler, sendika ve vakıflar Müslümanları sömüren holdingler haline geldiler. Bu hareketlerin önderleri sömürdükleri Müslümanlara nefislerinize uymayın, dünya meyletmeyin vaazları yaparken kendileri ülkelerinin önde gelen holdingleri haline geldiler.

Allah Kur’an-ı Kerim’de Şuara Suresi’nde 5 ayette değişik peygamberlere atfen bu anlattıklarımın karşılığında sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrimi alemlerin Rabbi Allah verecektir buyurmaktadır. Şimdi sizlere Allah için soruyoruz: Dini anlatan mezhep, tarikat, cemaat önderleri veya hizmetkarları neden din satarak beslenmeye çalışıyorlar? Neden din üzerinden servet biriktiriyorlar? Kitap yazan insanların kitaplarını bedava dağıttıklarını gördünüz veya hiç duydunuz mu? Hani bizim ecrimizi Allah verecekti insanlara öyle anlatıyorduk. İlahiyat profesörleri, İslam alimi geçinen insanlar, dernek, sendika, vakıf, tarikat, cemaat önderleri bu noktada hep sınıfta kaldılar.

Peki devleti yöneten siyasetçilerin durumu nedir? Onların da yukarıda anlatılanlardan hiçbir farkları yoktur. Allah Kur’an-ı Kerim’de adaleti uygulayın, emaneti ehline verin, işlerinizi istişareyle yapın, devlet yönetiminin meşruiyetini tayin etmek üzere biat yapın, maslahatı gözetin buyurduğu halde İslam’ın devlet ve toplum yapısı ile ilgili temel ölçüleri maalesef kenara itilerek uygulanmamaktadır. İktidar çatışmasından beslenen siyasal akımlar faaliyetlerinin merkezine Hazreti Peygamberi koyarak biri Ehli sünnet, biri de Ehlibeyt diyerek Müslümanları aldatmaya çalıştılar. Yani siyasal iddialarını dinle cialayarak hepimizi kandırdılar.

Allah’ın kitabı Kur’an neredeyse mahsur kaldı. Yayınladıkları kitapları Kur’an’ın önüne koydular ve sürekli onları anlattılar. Kur’an-ı Kerim’den bahsetmek neredeyse imkansız hale geldi. Sanki Allah’ın Peygamberi Hz Muhammed Kur’an’ı anlatmadı. Kur’an’la Hazreti Peygamberi ayrıştırarak vuruşturmaya çalıştılar. Halbuki Hz Peygamberin hayatı Kur’an’ın gösterdiği doğrultudadır. Hz Peygamber Ona iman etti ve Onu yaşamaya çalıştı. Hazreti Peygamber adına Kur’an’a ters düşen hadisler uydurarak uydurulan hadislerin gölgesine sığınarak hep kendilerini ve kendi kitaplarını öne çıkardılar.

İşte günümüzde yaşadığımız bütün musibet ve felaketlerin sebebi bundan kaynaklanmaktadır. Allah hepimize akıl, feraset ve Kur’an’ın gösterdiği doğrultuda bir istikamet nasip eylesin. Son söz: Yeniden Müslüman olmalıyız.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Nurettin DURSUN
Yorum Yaz